18 SENE OLDU BATMAN

18 SENE OLDU BATMAN

Bundan tam on sekiz yıl önceydi.

En Azizimizi Allah’a kurban vereli on sekiz sene oldu.

Batman’da doğmuştu,

Batman halkının atmosfere edindiği İslami bir hayatı oda benliğine çekmiş tüm benliğiyle yaşamıştı. Kur’an, sünnet aşığı idi, Resulullah izinde yürüyordu.

Muazzam bir zekaya sahipti ve bunu Rıza-i ilahi için kullanırdı.

Dert sahibiydi, dava edinmişti kendine İslam’ı.

Durmak nedir bilmezdi, gece gündüz uyumaz, şehir şehir, kasaba kasaba, köy be köy gezer, Allah’ın birleşin, cemaatleşin ayetini anlattırdı.

Allah’u Teala adildir. Kim çalışırsa ona verir. Azizimiz çalışmıştı, Allah da ona nasip etmişti.

Bir fidan ekti İslam davası için, bir goncaydı kendisi. Mevsiminde açmıştı. 48 senelik gonca idi. Mevsimini 33 kurşunla sonlandırdılar.

Lakin fidan dikilmişti bir kere…

Şehitlerin kanlarıyla sulanmıştı bu fidan. O fidan şimdi koca bir çınar. Çınarın altında yüzbinler…

Dedik ya Aziz yatmıyor, gece gündüz çalışıyor. “İnsanlar bu halde iken, İslam’dan, Kur’an’dan habersiz iken vallahi uyumak bana haram” derdi.

Gaflete dalmakta olan insanları uyandırıyordu, İslami bir hava kazandırmıştı memlekete.

Gah Diyarbekir idi gah Mardin, Şanlıurfa, Tatvan, Kahta…

İlçe ilçe gezip halkalar kurup şehadet yolunun yolcularını yetiştiriyordu.

Şeyh Said’in, Said’i Nursi’nin uğrunda feda oldukları bayrak yeniden doğrulmuştu bu çorak topraklarda.

Azizimizin gayreti, İslam düşmanlarını rahatsız etmişti.

Onu durdurmak için her yolu mubah görmüşlerdi.

Tehditler, şantajlar, kara propagandalar ve daha niceleri…

Allah, hiç sahipsiz bırakır mı dinini?

Bırakmaz! Bırakmadı da.

Samimiyet kokan bu yarenlerini yalnız bırakmadı, onları üstün kıldı, galip kıldı.

Uyuyan bedenler uyanmış, beldeler İslam havasına bürünmüştü.

Bunu kabul edemedi şeytani zihniyet.

Onlar için Müslümanların varlığı sadece Camiler ile sınırlı olmalıydı.

Hayata var olmamalıydılar.

İslam davasının Azizlerinden korkuyordular hala da korkuyorlar.

İslam var oldukça korkmaya devam edeceklerdir.

Kinlerini dışa vurdular,

Yusufi yarenleri bir bir aldılar bizden.

Medreseyi Yusufiye sahibi olduk, ne büyük şereftir bu Azizim…

Rutubet kokan cezaevleri birer gül bahçesine dönüştü.

İlimler tashih edildi bu mekanlarda.

Azizimizin ektiği fidan yayılmıştı tüm diyarlara.

Kendisi de varmıştı Yuşa’nın yanı başına. Komşu olmuşlardı.

Müslümanlar her daim beraberdirler. Yuşa’ya dost gerek, komşu gerek…

Yalnızlığına Aziz yetişti.

33 kere Allah-u Ekber dedi Aziz…

Bizler de otuz üç kere Elhamdülillah dedik.

Elhamdülillah bir olduk, birlik oldu, koca bir çınar olduk AZİZİN ardından.

Bitti dedikleri pir oldular…

Demişti ya Aziz; “Bu dava çok büyüktür en iyilerimizi feda etmek gerekir.”

Bizde en iyimizi feda etmiştik Ocağın ayazında…

En iyimizi verdik, bırakmak olur mu? Olmazdı.

Bir kez daha Elhamdülillah. Bırakmadık, bugün Azizin arkasında saf tutan yüzbinleriz.

Mekânın cennet, Resulullah komşun olsun.

Duamızdır, seninle cennette buluşmak.

Davanın izindeyiz.

 

Muhammed ALTUN

Son Yazılar
Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla