AH MİN-êl DAVA

AH MİN-êl DAVA

Ben bir gün Hüseyin’i tanıdım,
Tanışamadım ama.
Uğruna gözyaşı, ter, kan akıttığı davasını duydum,
Tanıştım onunla.

Ben bir gün Hüseyin’i dinledim,
Yirmi yaşındaki umudu olmak istedim.
Ve çıktım çıktığı yere, kelhaamede

Taşıyarak onun duygularını gönlümün en latif yerinde.

Ben bir gün ayakkabılarımı giydim,
Hem de en güzel yere götürenlerini.
Yolların da Hüseyin’e çıkanını yürüdüm,
Yol uzadı, hasrette onunla birlikte.

Ben bir gün Hüseyin’i gördüm,
Ama gördüğümden şüphe ettim.
Görünür müydü ki şehitler, idrak edebilir miydik?
Olsun bedenlerini görmesek te fikirleriyle dirildik.

Ben bir gün Hüseyni oldum,
Köyleri, şehirleri dolaştım,
Girmedik sokak, çalmadık kapı bırakmadım,
İslam davasını anlattım.

Ve ben bugün Hüseyin’ce vuruldum,
Ocağın zemherisini İslam için akan kanımla ısıttım,
Ümmetin anlayamadığı bir hakikat, en iyilerimizi feda ettiğimiz bir dava uğruna,
Bende yeşil kuşa misafir oldum.

Mustafa Yalçınkaya

Son Yazılar
Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla