AİTLERE İTHAFEN

AİTLERE İTHAFEN

Azrail can almaya geldiğinde kimlik sormazmış. Bu Azrail’in ilmine mi, vaktin sadakatine mi yoksa canın serzenişine mi bağlı bilinmez tabi. Ancak şu muhakeme hakikattir ki canın zevali bu dünyada dönülmez bir şuurdur. Ve Azrail sual almaz bir limittir. Evet, hendesenin limiti.

Rahmetli dedemin beden göçü bir hakikat daha öğretti bana ki dönülmez akşamın ufkunda beriye bakmak günahtır. Zira beride kalanlar yürek haritasının kayıp poligon noktalarıdırlar. Onları aramak beyhude bir uğraştır. Vakit kaybettirir, hayat kaybettirir… Vakit kaybı israf, can kaybı, şuurlu ise, zulümdür. Dönüyorum ki beriye bakmak günahtır.

 

İnsanoğlu günahtan kaçarken günaha koşarmış. Tutulduğu günah saplarsa şeytanın hançerini bir bekleyen varmış elbet semada. Dileyen hançeriyle dileyen tövbesiyle gidermiş. Lakin hududullah kanundur. Lakin hududullah rahmettir. Lakin kalmazsa hayat verecek o zaman askeri olursun hançerin. Belki tutar saplarsın diye her an kesikindir hançer.

Bazen tövbeden kaçmak iradeli, bazen dikta ettirendir. İrade neşredilmiştir zannımca. Ancak dikta etmek henüz mana kazanmadı.

“El-hakika ben de bekliyor, sabrediyorum…”

Ancak hissime dokunan ve hislerine dokunacağını umduğum ‘hakikat’ gördüğüm hususları benim kalemim yazmakla mükellef. ‘Aitler’in buyruğuna amade…

İnsan hamuru yoğrulmadan önce hamuruna ne katmışlarsa o olur insan. Ve nasıl yoğrulmuşsa öyle hisseder insan. Önce aile yoğurur insanı, tuz katar ve insan olmaya başlarsın gayrı. Ancak aile yorgundur artık. Ve bitmemiştir ‘insan olmak’.

Ebabiller gelir kurtarmaya hamuru. Hançer dedik ya. Ateş yağar tutanların başına. Ancak ne katarlarsa ebabiller hamura artık o olursun. Ebabiller ‘ait’tirler Rahman’a, hamur adak olur artık. Kolay değildir ekmek olmak.

Bunca uğraşın, göz nuru dirilişin semeresi sultanadır, biliriz. Lakin hilkatin karı dirilişin meblasını karşılasın isteriz. Ve ebabillere muhtaç olmanın sabrı gerektirdiği kadar ebabillerin sabır vaktine riayetine de ihtiyaç vardır, biline ‘aitler’e.

Hamur bağırır, hamur feryad eder; ruh ister, can ister. Hamur kaçmak istemez. Hamur ekşimek istemez. Hamur zalime de ekmek olmak istemez. Ey ebabiller, yanlışınız sizeyse hamur eyvallah eder. Yanlış aitlerdeyse, baş üstüne, yine der.

Lakin sesi duymazsa, lakin ait olmazsa deprem olur, sel olur… bilirim, bilesiniz.

Azrail can almaya geldiğinde kimlik sormazmış. Ve can almak kolaydır, can katmak oldukça zor.

Aitlere ithafımdır, dertlenen her hamura

Dermanıma muktedir Allah’tır, ve çamura

serzenişim benzemez; bilirim, bilesiniz.

Ve muhabbet bakidir baki olan her sadra…

 

Abdusselam GÜLSEVER

Son Yazılar
Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla