BU AŞKIN TARİFİ YOK

BU AŞKIN TARİFİ YOK

Bismillahirrahmanirahim

Gerçek Mü’minler onlardır ki; Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer ve onlara Allah’ın ayetleri okunduğu vakit onların imanları artar ve Rabblerine tevekkül ederler (Enfal suresi 2)
Kim Allah’a ve Peygamberine itaat eder ve ondan korkar, sakınırsa işte kurtuluşa erenlerde bunlardır. (Nur 152) Bizleri hakikate ulaştıran, öğüt veren yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim bizlere iki sevgiyi gösterir. Biri Rabbimiz Allah(c.c) ve diğeri Önderimiz, Rehberimiz Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(sav). Ve sonrada bu iki sevgiliyi herşeyden çok sevmemizi ister. Sevmeyi, örnek almayı, itaat etmeyi… “Ey imam edenler! Allah’a ve Resulüne itaat ediniz (Enfal 20)”
Ve yine kim Allah ve Resulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur (Ahzap 71) ve Teğabun 12, Haşr 7, Ahzap 31, Nur 52, Nur 56, Enfal 46 ve daha birçok ayet ile Rabbimiz bizlere yüce Kur’an’da birçok kez hatırlatmıştır. Mesele sevmekten ibaret değildir önemli olan sevmekle beraber itaat etmektir. Rabbimiz (Tevbe 9\24)’te bizlere Resulümüzü; Babalarımızdan, Annelerimizden, çocuklarımızdan, kardeşlerimizden, Eşlerimizden ve dünyevi tüm güzelliklerden, kazandığımız para ve maldan, üzerine titrediğimiz ticaretten, hayranlık duyduğumuz evlerimizden daha sevimli olmasını istemektedir.

Biz peygamberimizi sevmek durumundayız çünkü Müslüman oluşumuzu ona borçluyuz. Bize rehberlik ettiği Allah’a giden yolu bize gösterdiği için ona minnettarız. Bize peygamber efendimizi sevmeyi, saymayı ve ona itaat etmeyi emreden yüce Rabbimiz bir görevimizi daha hatırlatmakta ve söyle buyurmaktadır: ‘Allah ve Melekleri Peygambere çok salavat getirirler. Ey Mü’minler sizde ona çokça salat ve selam getirin(Ahzab33/56)
Bu ayette Allah-u Teala peygamberine salavat getirdiğini yani ona merhamet edip şan ve şerefini yücelttiğini meleklerin onun yüce mertebelere erişmesi için Allah’a niyazda bulunduğunu haber verdikten sonra bize de ‘اللهم صلى على سيدنا محمد و على آل سيدنا محمد’Allahumme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed
diyerek Peygamberimizi saygıların en yücesi ile selamlamayı buyurmaktadır.

Geride bıraktığımız tarihi günümüz ve Diyarbakır’ın Diyar-i Muhammedi olduğunu birkez daha ispatladığımız Tarihi kutlu doğum haftası içerisinde etrafımızda çokça karşılaştığımız salavat getiren Müslümanlar, etkinliği büyük bir aşk-ı heyecan ile bekliyen insanlar ve durmadan cefa ve zahmet içerisinde düzenlenen etkinlikler. Geçenlerde karşılaştığım ve işte o ayetlerin peygamber aşkını, sevgisini tarif eden o duruma epey bir sevindiğim ve ders çıkarmayı gayem olarak hedeflediğim olay şu: Ağlayan bir çocuk belki yaşı 9 belki de 10 yaşlarında küçük ama büyük yürekli bir cengaver. Duvarın dibine çömelmiş ve durduramadığı o gözyaşları ile başı eğik bir şekilde ağlıyor bir o kadarda dikkat çekip yürekleri dağlıyordu. Hemen yanına yanaştığım o minik şirin çocuk ilk başlarda biraz ürperse de içten samimiyetimi fark edebilmiş. Ama çekingenliği halen gözlerinden okunuyordu. Neden ağlıyorsun? diye sordum devam eden sohbetimiz ile beraber. Sordum lakin cevap hiç yok bu muhabbette. Bir daha sordum neden ağlıyorsun? Evinin yolunu mu kaybettin, Anneni mi yoksa? Yine sessizliğini koruyan minik çocuk yere düşen zikirmatiğini yerden kaldırıp cebine koyduktan sonra, ‘yok evim şurada’ diye bir cevap verdikten sonra tekrar sorumu yöneltim. Ee Peki bu kadar ağlamanın sebebi ne? Yoksa arkadaşların ile tartışmamı yaşadın? sorumdan sonra silkelenip ayağa kalkıp o akan gözyaşlarını sildikten sonra mahsum gözleri ile bana bakıp cevap vermeye hazırlanıyordu. O cevapların en güzelini , ”BAK BU ( Cebinden çıkardığı Zikirmatiği gösterip) Yere düştü ve sıfırlandı, ”BEN ŞİMDİ RESULÜME NASIL DİYECEĞİM SANA ŞU KADAR SALAVAT GETİRDİM EY REHBERİM” diye. Tekrardan o şirin mahsum gözlerden düşüverdi gözyaşları. Durdum, Tebessüm ettim ve beni duygulandıran o hareketi karşısında sarıldım ”Ağlama abimm ağlama RABBİM herşeyi bilendir. RABBİMİZ her şeyi görür ve Peygamberimize (s.a.v) diyecek ki bak bu kulun sana şu kadar salavat getirdi ey nebim diye. Emin ol ki yaptığımız hiçbir şey boşa gitmiyor üzülme sil o gözyaşlarını ve Resulümüze salavat getirmeye devam et”. Yeni neslin bu aşkı, ey sen minik çocuk, koca yürekli minik çocuk, Vallahi senin bu aşkının tarifi yoktur, ne mutlu bu aşkın yolunda olanlara…

 

SEN OLUNCA GÖNÜLLERDE

Bir gönül vardır belki de bin gönüle bedel
O gönülde sen varsın Ya Resullullah
Sen olunca Gönüllerde huzur vardır hayır vardır
Sen olmayınca o gönüllerde vallahi şer vardır haset vardır

Aşkın Tarifi; sen Ümmetin Rehberi
Allemlerin Rahmeti Gözlerin Nuru

 

Baki olan Rabbime emanet…

 

Mehmet KAYA

Son Yazılar
Yorum ( 2 )
  1. süleyman yukuş
    8 Temmuz 2017 at 13:14
    Cevapla

    Harikasınız

  2. hasan bozkurt
    8 Temmuz 2017 at 13:21
    Cevapla

    BÖYLE MİNİK KOCA KALPLİ VİCDANLAR YARININ IŞIĞIDIR İNŞAALLAH

Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla