Etkili Konuşma Yapabilmek İçin Yöntemler

Etkili Konuşma Yapabilmek İçin Yöntemler

İletişim kurduğumuz insanlarla sözlerimiz ve hareketlerimiz uyum içinde olmalıdır. Etkili konuşmayı isteyen, hitabet sanatını kullanarak arkadaşlarının hidayetine vesile olmak isteyen her genç kardeşimiz; konuşma eğitimi almalıdır.

Günümüzde insanların iletişim araçları eskiye oranla çok fazla olsa da iletişimde halen en etkili yöntem hitabet ve etkili konuşmadır. Sosyal medya, TV’ler, gazete ve dergiler, radyolar ve diğer bütün iletişim araçları bir genç kardeşimizin etkili konuşma tekniklerini kullanarak muhataplarına anlatması kadar tesirli olamaz.

Özellikle sohbet yapan gençlerimiz konuşmadan önce, konuşma esnasında ve konuşmadan sonra yapmaları gereken bilinçli hareketler ve yöntemler var. Bunlar:

Konuşmadan önce yapacaklarımız:

-Öncelikle vücutça hazır olmalıyız. Derin bir nefes almalıyız. Euzu besmeleden sonra Asr Süresi ve anlamanı okumayı alışkanlık haline getirmek, bizim heyecanımızı dindirme açısından çok iyi olur.

-Eğer kürsüye çıkacak isek; canlı adımlarla kürsüye doğru yürümeli, bizi dinleyenlere bakıp hafif tebessüm etmeliyiz. Ashab-ı Kiram Peygamberimizi anlatırken:’Tebessüm etmeden konuşmaya başlamazdı.’ Derler. Yine kendisini sevdiğimiz bir yakınımızla göz teması kurmak, ilk anlar için iyi olur.

-Düzenli nefes almak, nefes kontrolü yapmak dengemizi sağlamamıza, kalp ritminin düzene girmesine vesile olacaktır.

Sohbet Esnasında yapacaklarımız:

Eğer ayakta konuşma yapıyorsak, dinleyicilere doğru bir iki adım atmak, kendimize öz güvenimizi ifade eder. Özellikle salon konuşması yapan kardeşlerimizin kürsüye yapışıp kalmaları, dinleyicinin teveccühünü kırıyor. Seydalarımız içinde, bazılarının çok sevilerek dinlenilmesinde; onların özgüvenleri ve salonu, platformu etkili bir şekilde kullanmalarından kaynaklanıyor. Kürsüden ayrılmadan sohbetini yapan bir hoca için; insanlar bu adam işini iyi yapamıyor, sanki heyecanlıdır gibi şeyler düşünürler.

Konuşmamız sırasında şaşırır ve ne söyleyeceğimizi unutursak, heyecana kapılmadan söylediğimiz cümleleri tekrar edip önümüze konulan sudan bir yudum aldıktan sonra hazırladığımız notlara müracaat etmeliyiz. Panik ve acelecilik bir hatibin en büyük düşmanıdır. Unutmayalım, Allah kendisi için çalışanları ‘Ruh’ (Cibril-i Emin) ile destekler. Mücadele Süresi 22. ayette bu müjde verilmiş. Kuran- Kerim’e vakıf olanlar bilir ki Allah kendisi için çalışanların kabiliyetini ve yeteneklerini geliştirir.

Özellikle kısa notlar mutlaka bulundurmalıyız. Yalnız dinleyicinin teveccühünü yok eden; notları okuyarak konuşma yapmaktan, sakınmalıyız. Küçük ve kısa, hatırlatıcı notları dinleyiciye fark ettirmeden kullanmakta bir sakınca yoktur. Yanında not bulundurmadan konuşma yapan genç hatipler konuyu dağıtabiliyor. Bu yüzden konuşmamızın kompozisyonunu hatırlatacak notlarımız olmalıdır.

Korku ve heyecanı yenme konusunda bütün eğitimcilerin ortak bir görüşü vardır. Bu da kendimizden ziyade fikrinize, anlatacağınız kutsal davanıza odaklanmalıyız. Hani geçen yazımızda (Risale-i Nur’dan, 2. sözden aldığımız kelimelerle) izah etmeye çalışarak dediğimiz gibi Hodbin, hodendiş, hodgam, bedbin olmayacaksın. Hakendiş, Hudaperest, Hudabin ve güzel ahlaklı olacaksın. ‘’ Yani acaba yanlış yapacak mıyım, konuşmam başarısız mı olacak, ya alay ederlerse…’’ gibi düşünceler etkili bir hatip olmanın önünde en büyük engeldir.

Bu yüzden anlatacağımız konuya çok iyi hazırlık yapacağız. Ve kendimizi Üstat gibi ‘Ey nefsim’ diye başlayan cümlelerle ikna etmeye çalışacağız. Mesela şöyle diyebiliriz: ‘Ey nefsim! Önemli olan ben değilim, hatta karşımdaki dinleyiciler de o kadar önemli değil. Önemli olan asıl husus anlatacağım davamdır, fikrimdir. Uğruna şehitlerimin, Yusufilerimin, muhacirlerimin olduğu davam… O halde beni ilgilendirecek olan tek bir şey var; o da uğruna ölmeyi bile göze aldığım İslam davasını, karşımdaki insanlara en güzel şekilde anlatmamdır.

 İşte bu duygulara ve düşüncelere İslami literatürde İhlâs denir. Yani Allah rızası için konuşmak. … Ne güzel konuşuyor demeleri için değil; Âlemlerin rabbinin dinini insanlara anlatıp onların da imanının kurtulmasını sağlamak için… İhlâsı elde etmiş bir kardeşimizde korku ve heyecan kalamayacaktır. Değil üç beş kişiye yüz binlere dahi konuşsa heyecanlanmaz.

Konuşmada söylediğimiz sözler kadar nasıl söylediğimiz de önemlidir. Fikirler, duygular standart Türkçe ile anlatılmalıdır. Özellikle doğulu olan gençlerimizde İstanbul Türkçesi ile konuşmak yani Standart Türkçe ile konuşmak kibarlık, kıvırtma olarak görülüyor. Ve birçok gencimiz üniversitede dahi bu duygulardan dolayı dilini düzeltemiyor. Ve birçok ortamda horlanıyor, cahil olarak görülüyor. Hasan El Benna, Risalelerinde bu konuyu anlatılırken Resul-i Ekrem’in ‘’ Dilini ıslah edene Allah rahmet eylesin’’ hadisini hatırlatıp kitabi konuşmanın önemini ifade eder.  Ve Müslüman davetçilerin mensubu oldukları milletin dilini en iyi şekilde kullanmaları gerektiğini söyler. Özellikle doğu şehirlerinde yaşayan gençlerimizin askerlik, okul, üniversite gibi ortamlarda zorlanmamaları için deriz ki ‘k’ harfi gibi kalın söylediğimiz harfleri çıkartırken dikkat edelim.  

Göz teması da çok önemlidir. Dinleyici ile göz teması kurmalıyız. Bütün mekânı bakışlarımız ile kuşatmalıyız. Bu yeteneğimizi geliştirmek için etkili hatipleri dinlemeli ve izlemeliyiz.

Konuşma bitiminde dinleyicilere teşekkür etmeyi unutmamalıyız. Bizi sabırla dinlediğiniz için teşekkür ederiz, şeklinde ifadeler kullanmak, dinleyiciyi müteşekkir kılar.

Allah bizlere kendisi için konuşma sanatını ihsan etsin. Ve esteğlishu li nefsi(Ben seni kendim için seçtim) (Taha suresi 41) sırrına mazhar eylesin.

  Kaynakça

-Yazılı ve sözlü anlatım, Prof. Dr. Enise Kantemir, Engin yayınları.

-Risaleler, Hasan el Benna

-Fıkhu’s Sire, Muhammed Gadban, Ravza yayınları

-Kuran’da Beden Dili, Prof. Dr. Necati Kara

 

Muhammed Ali AKAY

Son Yazılar
Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla