GECEYE DAİR

GECEYE DAİR

Gece siyah çarşafını örtmüş, yıldızlar çarşafın arkasında büyük bir aydınlığın varlığını kanıtlamak istercesine, deliklerden beyazlıklar saçarken; büyük deliğin parıltısı dolunay göz kırpıyordu kainatta noktadan ibaret olan şu dünyaya. Bulutlar yüreğimizle görebilmemiz için boynu bükük çekilmişken kenara, en güzel teselli sükunetin yankılandığı sema; çığlıklar içinde boğulmuş ruhlara.

Hayaller gerçekleşme umudu ile kavrulurken, dualar Allah’a emanet iken kimi gönüller derdine derman ararken, kaybolan ruhumuzu bulmaya yardım eden bir Nur’un varlığının mesajı muazzam bir örnekle veriliyordu kalbi kırık gönüllere…

Kimi gözler günün yorgunluğuyla kapanırken sıcak yatağında, kimi gözler bir daha açılmamak üzere kapanmış soğuk toprağa. Onlar ki yastığı toprak, döşeği toprak… Kimi gözler damla damla yılların acizliğini, pişmanlığını anlatıyor. İşte bu gece onların gecesi

Bu karanlık gece O’na dost olmak isteyenlerin gecesi, bu sükunetli gece kalplerin O’na yöneleceği gece. Bu soğuk gece, gönülleri aşk ile atan kalplerden uykuların kaçıştığı gece, bu zifiri gece tefekkürün derinliklerine inme gecesi. Bu gece kalplere merhem olmaya, kör düğümlere miftah olmaya aday… Kapılarını aç ey dertli gönül! Bu gece, suskun dillere dil olmaya aday…

 

Makbule GÜNER

Son Yazılar
Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla