GÖK BİLİM – DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

GÖK BİLİM – DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Yanlış 1- Dünya, Güneş’e biraz daha yaklaşırsa, bütün dengeler bozulur her şey buharlaşır, yanar yok olur!

Doğru 1- Dünya’nın Güneş’e olan uzaklığı yıl içinde değişmektedir. Çünkü yörüngesi tam bir çember değil elipstir. Elipsin iki odağı vardır. Bir odakta Güneş varken diğer odak boştur. Dünya, 3-5 ocak tarihlerinde Güneş’e en yakın konumdadır. Aradaki mesafe 147 milyon km. dir. Güneş de o anda büyük görünür fakat çıplak gözle fark edilmez. Altı ay sonra 3-5 temmuz tarihlerinde bu defa Dünya, Güneş’e en uzak konumdadır. Aradaki mesafe 152 milyon km. dir. Güneş o anda küçük görünür ancak yine çıplak gözle fark edilmez. Dikkat ettiniz mi ocak ile temmuz ayları arasında yaklaşık 5 milyon km fark vardır. Yalnız önemli bir durum söz konusu. Ocak ayında güney yarım küre Güneş’e dönüktür. Yani yaz mevsimi yaşanmaktadır. Güney yarım küre daha çok denizlerle kaplıdır. Denizler de geç ısınıp geç soğuduğu için bu durum, aşırı ısınmayı tolere ediyor. Ocak ve temmuz aylarında , önüne filtre takılmış bir teleskopla, Güneş fotoğrafı çekilip, iki fotoğraf yan yana getirilirse, Ocak ayı Güneş’inin, Temmuz ayı Güneş’inden daha büyük olduğu görülür.

Yanlış 2- Teleskopla yıldızlara bakılır!

Doğru 2- Teleskopla yıldızlara bakılmaz.Yıldızlar bizden o kadar uzaktır ki, 10 metre çapında bir teleskopla bile bir nokta gibi görünürler. Ama filtre takılmış bir teleskopla en yakın yıldıza yani Güneş’e bakılır. Üzerindeki lekeler görülebilir. Hatta çok özel üretilmiş ve pahalı filtreler ile Güneş patlamaları ve parlamaları izlenebilir. Peki teleskopla başka nelere bakılır? Ay’daki krater ve dağlara, gezegenlere, kuyrukluyıldızlara, asteroidlere, nebula ve galaksilere, yıldız kümelerine ve ayrıca yerdeki uzak cisimlere de bakılabilir. Fotoğraf makinesi veya astrono-mik kameralar takılarak gökcisimlerinin fotoğrafı çekilebilir.

Yanlış 3- Geceleri gökyüzünde, arkalarında iz bırakarak giden cisimler kayan yıldızlardır!

Doğru 3- “Yıldız kayması” veya “akanyıldız” diye bilinen olayın aslı şudur: Uzayda çok büyük hızlarla hareket eden meteor veya göktaşları, Dünya’nın çekimine kapılınca atmosfere girişte hava moleküllerine çarparlar. Sürtünme etkisiyle ısınıp yanarlar. Büyük çoğunluğu yere ulaşamadan erirler. Bazıları havada parçalara ayrılabilir, hatta büyük bir patlama sesi işitilebilir. Çok büyükleri küçük parçalar halimde yere ulaşabilir. Bazen de alev topu şeklinde görülürler.

Kuyrukluyıldızlar da kuyruklarının ardı sıra milyarlarca meteor sürüklerler. Dünya, yörüngesinde ilerlerken, daha önce gelip geçmiş bir kuyrukluyıldızın kuyruğunun içinden geçince bu meteorlar atmosfere çok fazla sayıda girerler. Buna “meteor yağmuru” denir. Meteor yağmuru sırasında bir saat içinde yüzden fazla meteor görülebilir. Demek ki, gerçekte “yıldız kayması” diye bir olay yokmuş.

 

Yanlış 4- Büyük depremler, Dünya’nın eksenini kaydırabilir!

Doğru 4- Depremlerin, Dünya’nın eksenini kaydırdığına dair bilimsel bir veri yoktur. En azından şimdilik… Çok şiddetli depremler bile Dünya’nın kütlesi ve hacmine göre çok cüzi bir etki yaratır. Fakat biz farkına varmasak da Dünya’nın herhangi bir yerinde oluşan bir deprem çok uzak yerdeki özel cihazlarla algılanabilir.

Ekvator, Dünya’nın yörünge düzlemiyle 23 derecelik bir açı yapmaktadır. Yani ekseni eğiktir. Esasında Dünya’nın üçüncü bir hareketi daha vardır. Yere atılan bir topaç bazen kafa sallama hareketi yapar. İşte Dünya’mız da bir topaç gibi kafa sallamaktadır. Demek ki Dünya’nın ekseni zaten kaymaktadır. Dünya, bir kafa sallama turunu 26 bin yılda  tamamlar. Kuzey kutup noktasında duran biri, gece başını kaldırıp tam tepesine bakarsa Kutup Yıldızı’nı hemen tam üzerinde görür. Anlaşılıyor ki, Dünya’nın ekseni kaydıkça kutup yıldızı da değişecektir. Onun yerine başka bir yıldız kuzeyi gösterecektir.

 

Tekrar görüşmek üzere…

 

Sedat ORUÇ

Son Yazılar
Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla