KÜFRÜN PLANLARINI AÇIĞA ÇIKARAN BİR ESER: İDEOLOJİK SAVAŞ AJANLARI

Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun kıymetli SÖZ ve KALEM okurları.

Dergimizin bu sayısında tanıtacağımız kitap;“İDEOLOJİK SAVAŞ AJANLARI” adlı kitap olacaktır.

Kitap, Timaş Yayınları tarafınca 1997’de neşredilmiş.Kitabın müellifi, İslami davanın öncü ve aydın şahsiyetlerindenbiri olan MALİK BİN NEBİ’dir.

Cezayir’deki İslami mücadelenin fikirsel anlamdailerlemesini sağlayan ve sömürgeci Fransızlarakarşı; Müslüman Cezayirlileri bilinçlendirmede önemihaiz bir surette emek sarf eden aziz mütefekkirimizinbu kitabının; okurlarımıza büyük bir feyz vereceğikanaatindeyiz.

Müslüman beldeleri bir zamanlar fiilen ve resmensömürgeleri altına alan müstevli güçlerin negibi taktikler izlediklerini ve Müslümanları ne şekildegaflet uykusuna garkettiklerini; bu eserden sunacağımızpasajlar ile gözler önüne sermeye çalışacağız.

Bilhassa; Müslümanların tarihini, kültür külliyatınıdeğerlendiren oryantalistlerin nasıl bir yaklaşımiçerisinde olduklarını bariz bir şekilde ortaya çıkaranmerhum mütefekkirimizin sahip olduğu ferasetve basiret; fevkalade bir derecededir. Kendisi,oryantalistleri iki şekilde kategorize etmektedir:

  1. a) Kronolojik olarak; Eski oryantalistler veYeni oryantalistler
  2. b) Övücü veya polemikçi olarak; İslam medeniyetiniövenler (!) veya hor görenler.

Aziz mütefekkirimiz, “İDEOLOJİK SAVAŞI” şuşekilde tanımlıyor:

“Günümüz Müslüman toplumlarında, biri veyabirileri, bu toplumun herhangi bir meselesi üzerineeğilecek olsa, görecektir ki; sömürgecilik, söz konusuproblemin üzerinde, ya daha önce düşünüpbir çözüm ortaya atmış, ya da onu inceleme yolundadır. Dahası, Müslümanlar herhangi bir meseleyebir çözüm yolu bulmak için bir girişimde bulunduklarında,sözünü ettiğimiz ajanlar, derhal bu çözümü; Müslüman uzmanlardan daha titiz bir şekildeve çok daha yakından ele alacaklardır.

Demek ki; şayet İslam dünyası, henüz bizimgöremediğimiz, fark edemediğimiz, fakat toplumungidişine ışık tutan bir olayla karşılaşırsa; buolay, anında tesbit edilerek ideolojik savaş ajanlarınınobjektifi altına alınır. Onlar tarafından tahlil edilirve dört dörtlük bir işleme tabi tutulur. Hele buolay; uzaktan veya yakından fikir hareketleriyle, İslamtoplumunun kendine gelişiyle, dirilişiyle ilgilibir nitelik taşıyorsa, o zaman onun muhtevası, enönemsiz ayrıntılara inilerek ufak ufak birimlere ayrılır,kırpılır ve yüzlerce imbikten geçirilir. Sonuçta;onun için de, yapıcı ve olumlu etkenlerin mümkünolan en küçük dozu; yıkıcı ve olumsuz etkenlerinise mümkün olan en büyük dozu bırakılır.” (syf; 47)

Hakikaten merhum “bilge adam”ın kitabındabeyan ettiği hususların günümüzde de tezahürümevcuttur. Misal olarak; Ortadoğu ülkelerinde zuhureden Müslüman halkların başkaldırısını; kendiistedikleri yöne sevk etmek için her türlü desiseyebaşvurmaktadır, küresel şer odakları.

Tekrar kitab(ımız)a dönelim ve feraset/basirettimsali Ruşen fikrimizin anlattığı somut bir örneği nazar edelim:

Somut Bir Örnek:

“ Bundan bir süre önce; Cezayirli işçiler tarafındanParis’te yapılan bir kongrede; toplantıyı düzenleyenler,özellikle “demokrasi” kelimesini anayasasınaamblem olarak seçmiş Fransa gibi bir ülkede şahitolunan, zamanımızın içler acısı bir meselesini( işçilerinsömürülüşü, haklarının yenilişi) dile getirerekokuyucuyu düşünmeye sevk eden bir broşür hazırlamayıve bundan binlerce nüshayı işçiler arasındadağıtmayı akıl etmişlerdi.

 

İdeolojik savaş uzmanları, bu durum ve olayı elbettegözlerinden kaçırmamışlardı. İyi de broşürdeileri sürülen fikirleri nasıl etkisiz hale getireceklerdi?Hiç olmazsa bu kongreye katılan Müslümanlardaonun doğuracağı kuvvetli tesiri hangi yolla hafifletebilir?Derhal, “ Allah’ın Güneşi Batı’nın Üzerinde Parlıyor”adlı ünlü “övgü edebiyatı” eserini yazarı sempatikAlman kadınını bu toplantıya davet ettirirler.

O da, salonda hazır bulunanlara; eserinde yazdıklarınıbir güzel anlattı.Böylelikle, toplantıya katılanlar;günün temel ve can alıcı problemlerindenuzaklaştırılarak geçmişin parlak ve gösterişli sayfalarınaalınıp götürülmüş oldular.

Bu olayı bana anlatan dostum sözlerini “ konferansbittiğinde herkes ayağa kalktı ve konuşmacıyıalkış yağmuruna tutu” diyerek bitirdi.

Ne yazık ki dostumun, bana; ‘İDEOLOJİK SAVAŞ’ınoldukça anlamlı bir uygulamasını anlattığından hiçhaberi yoktu.” (syf; 49-50)

“FRANSA’da Milli Savunma Bakanlığı GenelSekreterliği’nce kurulan bir birim bulunuyor. Bütündünyadaki İslami yayınlar bu birimde toplanıyor.Bütün bülten, dergi ve gazeteler derleniyor.İçlerindeki on binlerce makale tercüme ediliyorve konularına göre arşivleniyor.

İslam dünyasındaki İslami hareketlerin en küçükkıpırdanış, düşünüş ve eylemleri bu yolla takip ediliyor.Kısacası, Müslümanların her yazdığı, büyüteçleraltında bir bir inceleniyor.” (syf;47)

Ve SÖZ’ün nihayetinde; bu ESER’in esiri olursunuz feyzinden ötürü…

Ayetullah Turgut – Ekim 2013

Son Yazılar
Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla