NASIL BİR EĞİTİM MODELİ SEÇMELİYİZ-2

NASIL BİR EĞİTİM MODELİ SEÇMELİYİZ-2

2-Yaparak-Yaşayarak Öğrenme

 Başka bir hadiste Efendimiz:

“−Benden gördüğünüz gibi namaz kılınız! Namaz vakti geldiğinde içinizden biri ezan okusun, en yaşlınız da imam olsun!” (Buhârî, Ezân, 18)

Görüldüğü gibi Peygamber Efendimiz evvelâ bu sahâbîler ine fiilî bir örnek olmuş, dînin nasıl yaşanacağını öğretmiş, sonra da kavimlerine dönerek onların içinde söz ve davranış cihetiyle örnek bir hayat sürmelerini emretmiştir.

Rasûlullah (s.a.v)’e bir bedevi geldi ve O’na abdestin nasıl alınacağını sordu. Rasûlullah (s.a.v) abdestin alınışını, uzuvlarını üçer defâ yıkayarak gösterdi, sonra da şöyle buyurdu:

Sehl bin Sa’d (r.a) anlatıyor:

Rasûlullah (s.a.v) minber üzerinde ayağa kalkarak kıbleye yöneldi, tekbir aldı, insanlar da kalkıp arkasında namaza durdu… Namazı bitirince insanlara döndü ve:

“−Ey insanlar! Bana uymanız ve nasıl namaz kıldığımı öğrenebilmeniz için böyle yaptım.”buyurdu. (Buhârî, Salât, 18; Müslim, Mesâcid, 44)

Yukarıdaki hadislere baktığımızda Efendimiz tüm davranışlarında hem bir model hem de bizat uygulayıcıdır.Şimdi asrımıza dönelim

1-Eğitim sistemimiz teoriyi ön plana almış bulunmaktadır.Pratikte pek karşılığı bulunmayan bu eğitim sistemimiz ancak bizi geriye götürür.

2-Eğitimcilerimiz Rol-Model olma konusunda yetersiz olmakla beraber bize rol model olarak sunulan kişiler ahlaktan yoksun,dinden uzak,bilimden uzak kişilerdir.Toplumumuzun gelişmesini eğitimimizin iyi olmasını istiyorsak kesinlikle Eğitimcilerimizi iyi bir model olmasını sağlamalıyız.

3-Öğrencinin seviyesine göre yavaş yavaş anlatma

Allah insan tabiatını ve doğaya  tedrîcîlik kânununu koymuştur. Bir şey birden bire oluvermez. Yavaş yavaş şartları oluşur ve derece derece meydana gelir. Meselâ insan dokuz ayda gelişimini tamamlar ve doğar. Bunun gibi zihnî melekeler de kademe kademe gelişir ve ilerler. İnsan bir ilmi birden bire öğrenivermez. Evvelâ esas kâidelerini öğrenir, sonra teferruatına girerek bölüm bölüm öğrenir ve böylece bir bütünü tamamlar. Kolaydan zora, küçükten büyüğe doğru yavaş yavaş mesafe kat eder. Bizim eğitim müfretına baktığımızda müfredatın çok yoğun olduğunu her şeyin bir anda öğretilmek istendiğini görüyoruz.

Örn:1.sınıfta ki çocuklara matematik öğretilmek isteniyor matematik öğrenme soyut döneme denk gelmesi gerekir.Buda 3 veya 4.sınıfta başlayıpyavaştan zora doğru ,kademeli bir şekilde öğretilmesi gerekir.Bu yüzden ülkemizde matematik fobisi oluşmuştur.Öğrencilerimizin en çok zorlandığı ders matematik dersidir..Uluslararası alanda da en geride olduğumuz ders matematik dersidir.Bu yanlışlardan dönülmediği sürece eğitimde geride olunacaktır.

Efendimizin bu konuda yaptıklarına bakalım:

Efendimiz , Muâz bin Cebel’i Yemen’e gönderirken ona şu tavsiyelerde bulunmuştur:

“Muhakkak ki sen ehl-i kitap olan bir topluma gidiyorsun. Onları, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve benim Allah’ın resulü olduğuma şehâdet etmeye dâvet et. Şayet buna itaat ederlerse, Allah’ın kendilerine bir gündüz ve gecede beş vakit namazı farz kıldığını bildir. Bunu kabul edip itaat ederlerse, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere kendilerine zekâtın farz kılındığını haber ver. Buna da itaat ettikleri takdirde, mallarının en kıymetlilerini almaktan sakın! Mazlumun bedduasını almaktan çekin, çünkü onun bedduası ile Allah arasında perde yoktur.” (Buhârî, Zekât, 41, 63; Müslim, Îmân, 29-31)

Cündeb bin Abdullah (r.a) şöyle anlatır:

Biz, Nebiyy-i Muhterem (s.a.v)’in yanında bulunan ergenlik çağında bir grup genç idik. Kur’ân’ı öğrenmeden evvel imanı öğrendik. Daha sonra Kur’ân’ı öğrendik de onun sayesinde imanımız arttı.” (İbn-i Mâce, Mukaddime, 9)

Ebû Abdurrahman es-Sülemî de şöyle anlatıyor:

Allah Rasûlü (s.a.v)’in ashâbından bizlere Kurân-ı Kerim tâlim eden biri vardı. Bize şu haberi verdi:

“Biz, Peygamber Efendimiz’den on âyet alır, bunlardaki bilgileri ve amelleri öğrenmeden diğer on âyete geçmezdik. Rasûlullah (s.a.v) bize hem ilim hem de ameli (birlikte) öğretirdi.” (Ahmed, V, 410; Heysemî, I, 165)

Bu hadislere baktığımızda Efendimizin Kolaydan Zora,Yavaş Yavaş,Kademeli bir şekilde eğitim metodunu uygulamıştır.Kuran ı Kerimin 23 yılda inmesi de buna örnek verilebilir.İnsanlar Kuran ayetlerini hayatlarına tatbik ettikten sonra başka ayetler iniyordu.İnsan fıtratına uygun olanda budur.

Ülkemizde eğitime baktığımızda çoğu bilgi pratik hayatta uygulanmadan başka bir bilgi öğretiliyor.Bu bilgiler uygulanmadığı için unutuluyor ve lazım olduğunda da kullanılamıyor.

 

Muhsin YILDIRIM

Son Yazılar
Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla