SİRENEYKA ASLANI

Omuzları çökmüş, yüzü sararmış, gözleriuykusuzluktan kan çanağına dönmüştü. Sırtınıdayadığı yerden önündeki suya bakıyordu.Bakışları bulanık ve ölgündü. Ortama sessizlikhâkimdi. En ufak bir kıpırtı dahi dikkatleriçekmeye yeterdi. Derin düşüncelere dalmış,varlığını unutmuş gitmişti. Geçen yetmişyılı düşünüyordu. Düşünceleri kopuk kopuktu.Kâh okuluna gidiyor, öğrencilik yıllarını hatırlıyor,kâh köyüne gidiyor, talebelerini anıyor,kâh cepheye gidiyor, at sırtında geçirdiği kocayılları gözünün önüne getiriyordu. Bazen acıacı gülümsüyor, başını esefle sallıyor, bazende öfkeden dişlerini sıkıyor dudaklarını kemiriyordu.

– Nasıl da geçti bir çırpıda koca ömür,dedi kısık bir sesle. Ne kadar da çok şey yaşamıştıbu yetmiş yıllık ömründe. Esaret altındakitopraklarını düşünüyordu. Ne olacaktı şimdi?Direnişi kim omuzlayacaktı? Kim önderlikyapıp bu halkı esaretten kurtaracaktı? Endişelisorular beynine üşüşmüştü. Birden, kafasındakidüşüncelere kızarcasına, bu dava seninlegelmedi ki seninle son bulsun, sözleri döküldüdudaklarından mütevazıca. Elbet birileri budavayı omuzlayacak ve Libya özgürlüğüne kavuşacak,diye ekledi.

Bu düşüncelerin sahibi Ömer Muhtar’danbaşkası değildi.Libya uzun bir süre önce İtalya’nın istilasınauğramıştı. Aç bir kurt gibi Libya’ya saldıranİtalya, kadın çocuk demeden katliam yapıyordu.Ömer Muhtar da bir grup mücahitle direnişekalkmış, Libya’nın Sireneyka bölgesindeİtalyan güçlerine ağır darbeler indirmişti.Bu topraklara girmelerine pişman etmişti onları.Libya’yı küçük lokma gibi gören İtalyanlar,ummadıkları bir direnişle karşılaşmış, ellerindekibüyük savaş araçlarıyla dahi SireneykaAslanı Ömer Muhtar’ın liderliğini yaptığı direnişikıramamışlardı.

Yanındaki bir kısım mücahitle Sılantamevkisindebulunan ashaptan Sidi Rafi Hazretlerininkabrini ziyaret etmeye giderken, İtalyangüçlerinin hazırladıkları tuzaktan kurtulamamış ve esir alınmıştı SireneykaAslanı. Ardındanİtalyan birliklerinin komutanı Graziani’ninkarşısına çıkarılmış ve aralarında şu konuşmageçmişti.

General “İtalyanlara neden böyleşiddetle karşı koyuyorsun” diye sorduğundao, “inancım için” diye karşılık vermişti. Generaldevam ederek “bu kadarlık gücünle biziTrablusgarp’tan atabileceğini mi sanıyorsun?”dediği zaman o, “hayır” diye karşılık verir. Generaldevam eder, “Öyle ise ne yapmak istiyordun?”deyince Sireneyka Aslanı, İtalyan generaleşu asil cevabı verir:

Hiçbir şey. Ben yalnızinancım için savaşıyordum ve bu benimiçin yeter. Geri kalan ise Allah’ın elindedir.”

Görüşme esnasında Ömer Muhtar’dan çok etkilenenkomutanGraziani şu sözleri söylemekten kendini alamamıştı: “Odama girdiği andan çıkıp gittiği anakadar onun vakar ve haysiyetine son derecehayranlıkla bakıp durdum. Onun tavır vedavranışlarını çok beğendim ve hayran kaldım.”

Graziani ileride hatıralarında, Ömer Muhtarhakkında şunları da kaydedecekti:

“ÖmerMuhtar inancına, akidesine son derecebağlı bir adamdı. Onun bu inancına saldırmayakalkışana kim olursa olsun büyük birheyecan ve azimle karşı koyardı. O, vatanınasaldıranlara karşı da korkusuzca savaşıyordu.Vatanına yapılacak herhangi birsaldırıyı karşılıksız bırakmayı kabullenecekbir şahsiyet değildi. O karşısındakineanında cevap verecek üstün bir zekâya sahipti.Aynı zamanda Ömer Muhtar ileri seviyededini kültüre sahipti. Onun kesin tavırlıbir huyu vardı. O, dinine ait hiçbir şeyi ihmaletmeyecek ve dinini herhangi bir maddimenfaat karşılığında satmayacak üstünbir kişiliğe sahipti. Dünyevi hiçbir çıkar peşindeolmayan bir kişiydi. Üstelik hayli fakirbir adamdı. Din ve vatan sevgisindenbaşka hiçbir dünyevi şeye de malik değildi.”

“Ona canlı ve hazır bir zekâ bahşedilmişti.Dini konularda iyi bir eğitim görmüş,hareketli, mütevazı ama tavizsiz biri …”1

Graziani ile olan görüşmesinden sonra damahkemeye çıkarılmak üzere şimdi bulunduğuhücreye atılmıştı Sireneyka Aslanı. Şimdide tutsak olan topraklarını düşünüyor, geridebıraktığı mücahitler için dua ediyordu.Birden hücre kapısı büyük bir gürültüyleaçıldı. Kapıda sıska boylu gözlerinin altı morarmış, üzerinde askeri üniforma olan bir askerbelirdi.

– Hazırlan Ömer Muhtar mahkemeye çıkarılacaksın,dedi.

Sireneyka Aslanı askerin sözüyle daldığıdüşüncelerden sıyrıldı ve önündeki suyla abdestinitazelemeye başladı.

*****

– Ömer Muhtar! Ülkemizin kanuni hükümetinekarşı açıkça başkaldırmakla suçlanıyorsun.Bu konuda ne diyeceksin?

– Bu ülke sizin olmadığı gibi, kanuni(!) hükümetinizide kabul etmiyorum. Ayrıca bizlerbu topraklarda kardeşçe yaşarken, sizler topraklarımızıistila etmeye kalktınız. Biz de doğal hakkımızı kullanarak topraklarımızı savunduk.Asıl suçlu biz değil sizsiniz.

Ömer Muhtar’ın bu haklı sözlerine verecekbir cevap bulamayan mahkeme heyeti, istemedende olsa mahkemeye devam etti. Herhalükarda kendilerine emredildiği gibi idamkararını vereceklerdi. Amaçları duruşmayı birazuzatmaktı.

-Kaç yaşındasınız?

-73

-Libya’daki İtalyan kuvvetlerine karşı savaşangüçlerin başısınız değil mi?

-Evet.

-Ne kadar zamandır bu saldırılara katılıyorsunuz?

-20 yıldır.

-Kaç saldırıya katıldınız?

-E… şey sayısını hatırlayamıyorum.

-İtalyan askerlerinin işkenceyle öldürülmeleriniemrettiniz mi?

-Hayır, asla.

Sorular uzayıp gidiyordu. SireneykaAslanı’nın verdiği cesurca cevaplar salondakileri hayrete düşürmüştü. Kendilerine yalvarmasınıbeklerlerken adeta ölüme meydanokuması anlayamadıkları bir şeydi. Başkalarınayalvarmayı, makam, mevki için ayak öpmeyiadet haline getirdiklerinden, Sireneyka

Aslanı’nın bu izzetli duruşu şaşkına çevirmiştionları.

-Hakkınızda verilen karar umumi bir yerdeasılarak idamdır. Yarın Saluk kentinde (16 Eylül1931 günü saat 11.00’de ) hüküm infaz edilecektir.

Mahkeme heyetinin son sözleri SireneykaAslanını tebessüm ettirmişti. Kendisine şehadetgibi yüce bir makamı lutfeden Rabbineşükrediyordu. Mahkeme heyetine söylediği şuson sözler Ömer Muhtar’ın asıl davasını anlatmayayeterdi.

-Hüküm ve karar yalnız Allah’ındır. Sizinbu sahte ve uydurma hükmünüzün yanımdahiçbir değeri yoktur. Bizi Allah yarattıve tekrar O’na döneceğiz, şunu da kafanızaiyice kazıyın ki, Biz asla teslim olmayacağız.Ya kazanırız, ya ölürüz. Bizden sonrakinesillerle de savaşacaksınız. Bir gün zaferelbet müminlerin olacaktır…

 

1-Bkz. RodolfoGraziani’nin kaleme aldığı

CirenaicaPacificataeseri.

Süleyman Kızılçınar – Ekim 2013

Son Yazılar
Bir cevap bırakın
Güvenlik Güvenlik sorusunu güncellemek için resime tıkla