“İslam öyle bir dindir ki, yürek kabul eder, inkâr eden dildir.”

“İslam öyle bir dindir ki, yürek kabul eder, inkâr eden dildir.”

Cihan Demir | Söz&Kalem Dergisi 

Yedi Güzel Adam’ın son temsilcisi usta yazar Rasim Özdenören rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede 22 Temmuz günü rahmet-i rahmana kavuşarak aramızdan ayrıldı. Yedi Güzel Adam’ın müstesna öykücüsü olan Rasim Özdenören, fikirleri ve kaleme aldığı eserleriyle Müslüman bireyleri düşünmeye, okumaya ve harekete geçmeye sevk etti.

Rasim Özdenören, özellikle lise yıllarından itibaren içinde bulunduğu çevre ve yapmış olduğu okumalar vesilesiyle edebiyatın farklı türleri ile ilgilenerek önemli denemeler ortaya koyar. Lise yılları Rasim Özdenören’in en olgun dönemine takabül eder zira içerisinde Cahit Zarifoğlu, Alaaddin Özdenören, Erdem Beyazıt, Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan, Ali Kutlay’ında olduğu ve "Yedi Güzel Adam" olarak isimlendirilen bu müstesna edebiyat ve fikir adamlarının arasında kendini bulur ve onlarla birlikte bu edebi süreci devam ettirir.

Yedi Güzel Adam olarak adlandırılan, aynı edebi ve fikri meclisi paylaşan bu müstesna isimler edebiyatın birçok farklı alanında kıymetli eserler vermeye gayret ederlerken Rasim Özdenören'in ustalığı, sonradan başladığı öykü alanında olur. Zamanla öykü, Rasim Özdenören’in kendini ifade ettiği, toplumun gerçekliğini yansıttığı ve insanların ruhuna dokunduğu bir alan haline gelir. Özdenören’in öykülerindeki bu hasbi duruşu ve ruha dokunuşları okurları tarafından çok sevilir ve ilgiyle takip edilmesini sağlar.

Rasim Özdenören öyküleriyle tanınmasına rağmen yazdığı denemeler de edebiyat ve düşünce dünyamızda önemli bir etki bırakmıştır. “Müslümanca Yaşamak” ve “Müslümanca Yaşamak Üzerine Denemeler” kitapları Müslümanları derinden etkileyen ve özellikle Müslüman gençlerin düşünce dünyası üzerinde ciddi etkiler bırakan eserleridir. Özellikle batı medeniyetine ve seksenlerin despot devlet anlayışına getirdiği ciddi eleştiriler sayesinde Müslüman gençlerin düşün dünyasında ciddi etkiler bırakmıştır. Bu nedenle halen bile lise ve üniversite gençlerinin en çok okuduğu yazarlar arasındadır.

Otuzdan fazla edebi eser kaleme alan Rasim Özdenören kalemiyle birlikte kelamıyla ve fikirleriyle de örnek olan, örnek alınacak müstesna bir insan; modern zamanın kötülüğüne düşmeden Müslümanca düşünmenin ve Müslümanca yaşamanın nasıl olması gerektiğini en güzel şekilde izah eden iyi bir insan; tüm umutsuzluk ve kötülüklere rağmen “Gül Yetiştiren Adam” olmaya devam eden güzel bir insandı.

7 Güzel Adam’ın son çınarı, fikir ve hareket adamı Rasim Özdenören’e tekrardan Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Bu vesile ile Rasim Özdenören’in kitaplarından bize yön verecek ve yolumuzu aydınlatacak bazı alıntıları istifadenize sunmak istiyorum..

 

İçinizdeki İslam'ı gösterin. Çünkü İslâm, sizin üzerinizde görünmek ister. İman gizlidir, İslâm açık. İman kalptedir, İslâm zahirde. İslâm şeriatsa, şeriat sizin amellerinizde görünmek ister.

 

Bol bol okuyun ve okumayı terk etmeyin. Derdi olan insan okur, derdi olmayan da okuyarak dert sahibi olur. Asıl mesele bir derdimizin olmasıdır.

 

Kuşkusuz, sonucun zafer olmasını dileriz, fakat amaç zafer değildir. Amaç, Allah'ın rızasını kazanmaktır. Onun rızasını kazanabilmişsem, görünürde yenilmiş de olsam gerçekte galip sayılırım.

 

Oysa Müslüman, çağın gözüyle İslam'a bakmaz, İslam'ın gözüyle çağa bakar.

 

Bildikleriyle amel etmeyen birinin bilmediklerini öğrenme çabasına düşmesi anlamsız olmaz mı?

 

Şüphesiz zenginlik nimet, yoksulluk belâdır. Fakat zenginliği belâ, yoksulluğu nimet haline getirmek de insanın elindedir. Şükürsüz ve zekâtsız zenginlik belâ olacağı gibi, sabırla ve tevekkülle katlanılmış yoksulluk nimet haline gelebilir.

 

İslam nefs terbiyesini teklif ediyor; nefsini, nefsanî arzularını putlaştırmış olanlarsa putlarına kimseyi dokundurtmak istemiyor.

 

Kimileri, İslâm denilince bir ütopyadan söz açılıyormuş gibi bir izlenime kapılıyor. Sanki İslâm, yaşamamız için indirilmiş bir din değil de, zihinsel bir spekülasyon!

 

İslam’ın hükümlerini, mizaçlarımız veya kendi eğitimimizden gelen anlayışımızın kurbanı haline getirmekten sakınabilmek için, gene onun hükümlerine başvurma konusunda titiz olmak gerekiyor.

 

İslam'da aklı aşan şeyler vardır, fakat akla aykırı bir şey yoktur.

 

Allah'tan başka ilah tanıyana Allah her şeyi ilah kılar. Allah'tan başkasına kulluk edeni Allah her şeye kul eder.

 

Artık kimseden hasbi davranışlar bekleyemez hale getirildik. Kimseye "Allah rızasından" bahsederek ricada bulunamaz olundu. Komşuluk, dostluk ilişkileri bile ucunda bir çıkar olup olmadığına göre bir değer kazanmakta ya da kaybetmektedir. Hatır gönül, Allah rızası, hasbilik çoğumuz için unutulmuş, uzaklarda kalmış bir hatıradır sanki.

 

Halen beş milyara yakın insanın yaşadığı yeryüzünde, başka hiçbir ek faaliyete gerek duyulmaksızın mevcut nüfusun on mislini besleyebilecek seviyede bir üretim yapıldığı halde, milyonlarca insanın açlıkla pençeleştiği söylenirse ortada bir bozukluğun var olduğunu ileri sürmek için zeki olmak şart değildir.

 

Kendi eliyle meydana getirdiği teknoloji, insanın karşısında neredeyse tanrısal, mistik bir güce sahip olmuştur. İnsan kendini, onun karşısında aciz hissetmekte, ondan medet ummaktadır.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ