Doğanın İnsanla İmtihanı

Doğanın İnsanla İmtihanı

Teknoloji dediğimiz şey üretilen tüm mal ve hizmetlerin gelişmesini sağlayan, katma değer sunan yöntemler ile beceriler bütününe denir. Söz konusu yöntem ve beceriler bilimsel araştırmalar sonucunda geliştirilen teknik yöntemler sayesinde gelişim gösterir. Günümüzde toplumsal yaşamın akışı, ülkelerin gelişmişlik düzeyi, ekonomik kalkınması, refahı kaydedilen teknolojik gelişmelerle paraleldir. Tarihin eski çağlarından beri teknolojinin toplumsal hayata olan etkileri daima araştırma konusu olmuştur. Teknolojinin gelişmesi için sarf edilen çaba, teknolojinin hayata olumlu ve olumsuz etkileri teknoloji felsefesinin temel tartışma konusudur. İlk çağ insanlardan bugüne; insanların doğaya hükmetmek için araç gereç üretmesi, hayatta kalabilmek için yeni yöntemler bularak teknikler geliştirmesi süreciyle teknolojik faaliyetler başlamıştır. Teknoloji, bilimden önce oluşan bir kavramdır. Zira teknoloji, insanoğlunun yaşamını idame ettirebilmesi için gerekli olan araç ve gereçlerin üretilmesini sağlayan yetenek ve bilgilerin bütünüdür. Yazının başlığında yazıldığı gibi “doğanın insanla imtihanı” teknolojinin gelişmesiyle doğru orantılıdır.

Sayısız yararı bulunan teknoloji beraberinde bazı olumsuz yönleri de getirmektedir. Savaşlara farklı bir boyut getirmesiyle teknoloji zaten kötü olan savaşları daha çok yıkımlı bir hale getirmiştir. Örneğin atom bombası ilk ortaya çıktığında insanların amacı atomu parçalama merakıydı ancak sonucu bir bomba oldu ve verdiği hasar çok büyük oldu. Köroğlu’nun “tüfek icat oldu mertlik bozuldu” sözü söylemek istediklerimi özetlemiştir. İnsanların ürettiği nükleer silahlar hem çevreye hem de insanlığa çok büyük zararlar vermiştir. Sanayi Devrimi sonrası makineler arttıkça fabrikalar arttı fabrikalar arttıkça da etrafa yaydıkları kirlilik arttı. Makineleştikçe doğaya verilen zarar katlanarak arttı. Petrol kullanımının artması da teknolojinin getirdiği bir durumdur ve petroller birçok şekilde toprağa, suya karışarak doğayı zehirledi.

Kanada merkezli McMaster Üniversitesi’nin araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen bir araştırma sonucunda; akıllı telefonların, bilgisayarların, monitörlerin ve sunucuların 2010-2020 yılları arasında sebep oldukları karbon doğaya verdiğimiz zararı gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, artık hantal bilgisayarlar yerine ufak ve daha az enerji harcayan telefonlar kullanıyor olsak bile, teknolojinin çevreye etkisinin giderek kötüleştiğini gözler önüne serdi.  Araştırmaya göre, 2007 yılında bilgi ve iletişim cihazları dünyadaki karbon salınımının yalnızca yüzde 1'ini oluştururken, günümüzde bu oran üçe katlanmış durumda. Daha da kötüsü, araştırmacılar bunun 2040 yılında yüzde 14 seviyesine kadar ulaşacağını öngörüyor. Bu oran, günümüz ulaştırma endüstrisinin sebep olduğu karbon salınımından fazla karbon salınımı anlamına geliyor.

Kapitalist anlayışla hareket eden teknoloji devi şirketler, insanların daha nadir telefon değiştirmeleri nedeniyle kârları tehlikeye girdiği için daha büyük ve cezbedici telefonlar geliştiriyorlar. Araştırmacılar ise geliştirilen büyük ekranlı telefonların meydana getirdikleri karbon salınımlarının daha küçük seleflerine kıyasla endişe verici seviyelerde olduğuna dikkat çekiyor. Dünyanın en büyük akıllı telefon üreticilerinden Apple, daha önce iPhone 7 Plus cihazlarını üretmenin, bir önceki model olan iPhone 6s'ten yüzde 10 daha fazla karbon salınımına yol açtığını kamuoyuna duyurmuştu. Bir diğer bağımsız araştırma, iPhone 6s'in iPhone 4s'e kıyasla yüzde 57 daha fazla karbon salınımına sebep olduğunu ortaya çıkarmıştı. Telefon kullanıcılarının daha büyük ekranlı telefonlara yönelmesi, şirketler için kaçırılamayacak kadar büyük bir fırsat, dünyamız için ise daha fazla karbon salınımı anlamına geliyor.

Teknolojinin insan sağlığına zararlarını daha önce uzun uzun konuşmuştuk. Sağlık sorunlarının dışında teknoloji doğal çevreye de zarar veriyor. Bu zararların en büyüklerinden birisi de enerji santrallerinde yaşanan aksamalar nedeniyle çıkan yangınlar ve gerçekleşen patlamalardır. Bir ihmalle oluşan patlama sonucu milyonlarca canlı ölebiliyor. Bu durum ise dünyanın dengesini bozuyor. Sadece kendi gezegenimizle de kalmıyoruz, uzay teknolojilerinde kullanılan cihazların atıl bir şekilde uzaya bırakarak uzaya dahi zarar veriyoruz. Bugünlerde insanların uzaya gitmesi çok konuşuluyor malum, biz uzaya gitmeden haberi verelim maalesef uzayda da dünyada olduğu gibi insanlar yüzünden dengeler bozuluyor.

Teknolojinin gelişmesi ve tüketici konumundaki insan sayısının fazlalaşması sonucu teknolojiyi daha çok kullanarak çevreye geri dönüşü olmayan zararlar verdik, vermeye devam ediyoruz. Dünyamıza verdiğimiz zararlar sonucunda ortaya çıkan küresel ısınma, şu an tüm dünyanın ortak sorunudur. O kadar çok doğaya zarar verdik ki, uzmanlar su alanlarının giderek azalarak yok olmasını beklediklerini açıklıyorlar. Teknolojik gelişmeler insanların bireysel olarak konforunu artırdığı düşünülse de insanlığı uzun vadede daha az yaşanabilir bir dünyaya doğru sürüklüyorTeknolojinin doğaya verdiği zararlar aslında insanların kullanımına bağlıdır. Herkesin bir arabasının olması, daha çok yiyecek tüketimi, elektronik aletlerin de kullanımın artması aslında insanlığın kendi sonunu getirdiğini gösteriyor.

Teknolojinin doğaya verdiği zararlar oldukça fazla, bu zararları minimize etmek için bir çaba içeresine girmemiz elzem. Bunun için ise yapılabilecek en uygun şey üretimi sınırlandırmak olur ancak üretimi sağlayan kişi ya da sistemlerin bu üretimleri azaltmayacağı da bir gerçektir. Bu sebeple arz talep meselesine gelerek arz düşerse talep de olmayacağından üretim yavaşlayacaktır. Dünyada üretim de tüketim de oldukça hızlıdır. Ancak üretimin aza inmesi isteniyorsa öncelikle tüketimin azalması gerekir. Bu da sadece suyu tutarlı kullanma meselesi değil, alınan her türlü eşya ya da yenen (daha doğrusu yenmeden çöpe atılan) besinlerin alımını azaltmak da gerekir. Hoyratça hatta sonumuzu düşünmeden içerisine dâhil olduğumuz tüketim endüstrisinin yol açtığı israf Allah’ın koymuş olduğu düzeni kendi elimizle yıkmamıza neden oluyor. Teknolojinin doğaya verdiği zararları en aza indirgemek için; daha fazla enerji tasarruflu ve daha az tehlikeli elektronik aletleri satın almayı seçerek ve çevreyi korumayı öncelik haline getiren şirketleri destekleyerek üreticileri teşvik etmemiz gerekir. Ayrıca, boşa harcamadan ve elektroniklerimizi güvenli ve düzgün bir şekilde geri dönüşüm alanlarına atarak çevresel etkiyi azaltarak üzerimize düşeni bir nebzede olsa yapabiliriz.

Söz&Kalem | Ali Tarhan

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ