e-Bayram

e-Bayram
Bayramlar sevdiklerimizle bir arada olduğumuz mutluluğun, sevincin, birlik ve beraberliğin doruğunu yaşadığımız günlerdir. Mübarek Ramazan ayında tuttuğumuz orucun, kıldığımız teravih namazlarının, ettiğimiz duaların bu dünyadaki mükafatı olan Ramazan bayramının heyecanı bir başkadır. Küçük, büyük herkesi günler öncesinden bir sevinç sarar, bayramdan önce çeşitli hazırlıklar yapılır; giysiler, yemekler, tatlılar, şerbetler hazır edilip büyük gün dört gözle beklenir.

Bayramların klasikleri arasında “nerde o eski bayramlar” diye söylenen büyükler olmazsa olmazlardandır. Pandemiyle birlikte herkes eski bayramları özledi. İnsanlar artık bir an önce eski normallere dönmek için gün sayıyor. Bayram günü camide omuz omuza saf tuttuğumuz, ardından büyüklerin ellerinin öpüldüğü, dargınların barışarak sarıldığı, kalabalık sofralarda kahvaltıların yapıldığı, misafirlikte çeşit çeşit ikramların sunulduğu bayramlar… Gerçekten çok güzel günlerdi. Nerede o eski bayramlar? Eski bayramları yaşayamadığımız bu günlerde yeni bayram kurallarıyla, bayramı bayram gibi yaşasak nasıl olur acaba?

Online alışverişe, sınava, toplantıya, randevuya alıştığımız bu günlerde online bayram nasıl olur acaba? Evet, bayramın dijital halinden bahsediyoruz, e-Bayram.

Artık hepimizin cebinde akıllı telefonlar var. Telefonlarımızla online bir bayramlaşma yapsak mesela. Görüşmek istediğimiz akrabalarımızı, dostlarımızı mümkünse görüntülü arayarak veya normal bir şekilde arayarak hâl hatırlarını sorsak, hayır dualarını alsak hasretimizi bir nebze giderebiliriz. Birbirimizle aramızda mesafeler olmadan yaşadığımız bayramlar gibi olmasa da demli çaylar eşliğinde uzun uzun muhabbetler ettiğimiz bayramları yaşayamasak da teknolojinin bize sunduğu imkanlardan yararlanarak krizi fırsata çevirebiliriz. Suyu bulamadığımızda teyemmüm aldığımız gibi bu bayramlarda da bir araya gelmediğimiz için teknolojiye sarılmak fena bir fikir olmasa gerek.

Eğitimi, işi, alışverişi kısaca her şeyi online hallettiğimiz bu günlerde, dijital ortamalar uzun zamandır göremediğimiz sevdiklerimizle hasret gidermek için de derdimize derman olacak. Bu bayramda da sevdiklerimizle mesafeler olmadan bayramlaşmasak da seslerini duyup yüzlerini göreceğiz. Yüz yüze görüştüğümüz bayramları yad ederek, buna da şükür diyeceğiz.

Kabul edelim ki teknoloji bizi normal zamanlarda birbirimizden epeyce uzaklaştırdı. Yanımızdaki insanı dinlemeyi, gözünün içine bakmayı unuttuk. Karşımızdaki insanın sorduğu soruya kısa kısa cevaplar verdik. Aynı evin bireyleri ev içinde birbirinin yüzüne bakmaz oldu. Gün geçtikçe farklı bir insana büründük. Bu hataları ara ara çoğumuz yaptık. Ama bu süreçte insan yüzü görmeyi özledik. Sanırım ki önceki halimizden gerekli dersleri aldık. Şimdi zamanında elimizdeki telefona dalıp yüzüne bakmadığımız insanları telefonla arayarak bayramlaşma zamanı. Hadi o zaman telefonlara sarılalım. Bu bayramda teknolojinin bizi uzaklaştıran yanından çok, yakınlaştırıcı imkanlarını kullanalım. Tedbiri elden bırakmadan bayramı dijital olarak yaşayalım. Aşağıda dijital bayram için birkaç öneride bulunacağız, istifade edilmesi dileğiyle…

 

Dijital bayramın birinci kuralı; sevdiklerimizin bayramını kısa bir mesaj göndererek kutlamak yerine tek tek arayarak bayramlarını kutlayalım. Yapabiliyorsak onları görüntülü bir şekilde arayalım. Aile büyüklerinin hepsiyle toplu olarak görüntülü konuşsak bu daha değerli olacaktır. Yapılacak olan görüntülü aramalarda bayram ruhuna göre en temiz elbiselerimizi ya da yeni elbiselerimizi giyerek insanların huzuruna çıkmalıyız. Bayramın havasını giyim kuşamımızla bir nebzede olsa yaşamaya, yaşatmaya çalışmalıyız. Nasıl ki normal bayramlarda büyük küçüğe gidiyorsa bu bayramda da bizler küçük olarak büyüklerimizi arayıp bayramlarını kutlayarak hayır dualarını alalım. Eğer konuşmak için müsait değil ya da konuşmayı sevmiyorsanız son çare mesaj atabilirsiniz. Tabi mesajda da bazı kurallarımız olmalı. Kutlayacağımız bu bayramların mesajları sıradan mesajlar gibi olmamalı, bu mesajlarımız kuru kuru yavan mesajlar olmamalı. Dilek ve temennilerimizin daha içten ve samimi olmasına dikkat edelim. Resim formatındaki bayram mesajları telefon hafızasını doldurmaktan başka bir işe yaramıyor. Kabul edelim ki çoğu zaman güllü bayram ve cuma tebriklerinde ne yazıldığını okumuyoruz bile. Bunun yerine mesajımız kendi cümlelerimize kişiye direk hitap eden mesajlar olmalı. Yani kişi mesajı aldığında, bu bana hitaben yazılmış demeli. Toplu mesaj oluşturarak herkese birden aynı mesajı atmaktan kaçınmalıyız. Böyle yaparsak bayram kutlamasını başlamadan bitirmiş oluruz. Bize gelen her mesaja da uygun bir dille cevap vermeye çalışmalıyız. Yani bize gönderilen mesaj havada kalmamalı. İade-i mesaj yapmalıyız. Gelen her mesaja cevap vermek epey vakit alır diye düşünebilirsiniz. Oturduğumuz yerden aramak ya da mesaj yazmak herhalde fiili bayram ziyaretinden daha kolay olur.

Dijital bayramların bir diğer sorunu bayramların vazgeçilmezi ikramlar ve harçlıklar. Bu sorunu da dijital olarak halledebiliriz. Sevdiklerimizin evine bayramdan birkaç gün önce ya da bayram sonrası çeşitli hediyeler kargolayabiliriz. Online alışveriş sitelerinden, adresini bildiğimiz durumu olmayan muhtaç kişilerin evine bayramlık ikramlar ya da erzak gönderebiliriz. Bu arada yapamadığımız toplu iftar ve sahur ikramlarını hayır kurumları aracılığıyla fakirlere ulaştırarak sofralarına ulaştırabiliriz. Bayram harçlığı konusuna gelince; küçüklerimizin hesabına ya da ebeveynlerinin hesabına onlara ulaştırmaları için harçlık yollayarak bu adeti sürdürebiliriz. Büyüklerin bayramını kutlarken onlara hesap numarası atmakta fena fikir sayılmaz aslında :) Pandemi bayram harçlıklarını da vurdu, işler kesat sonuçta…

Bu önerilerle yazımı sonlandırırken, salgın dolayısıyla yaşadığımız bu günlerin bir an önce bitmesini ve bu şekilde kutladığımız sanal bayramları bir daha yaşamamayı dilerim. Bayramları ruhuna uygun bir şekilde idrak edeceğimiz günlere kavuşmak duasıyla, bayramınız mübarek olsun.

 

Söz&Kalem | Ali Tarhan

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ