Emredersiniz Komutanım!

Emredersiniz Komutanım!

İstemeden başkası oldunuz mu hiç? Ya da isteyerek? Yani kendinize, kendi tarzınıza, kendi üslubunuza tamamen farklı ve yabancı biri oldunuz mu? Bedeninizi başka bir ruha kiraya verdiniz mi veya sattınız mı? Ömür boyu başkası olmak veya bir süreliğine?

Sadece bu kadar mı? Hayır! Peki ya toplumdan tamamen izole oldunuz mu? Bütün kartların yeniden dağıtıldığı, herkese yine, yeni ve yeniden kişilik sahibi olma imkanının tanındığı, bütün bir hayatınızın, kişiliğinizin ve geçmişinizin silindiği bir hayat yaşadınız mı? Herkesin tek tip olduğu, kimsenin sıfatının olmadığı. Her şeyin sıfırdan başladığı bir ‘yeni dünya’…

Askerlik, kimileri için aşk, vatan borcu ve olmazsa olmaz. Erkeliğin/yiğitliğin nişanesi, kimileri içinse; hayattaki engellerden biri, aradan çıkarılması gereken bir sorun ve zaman kaybı. Kimisi filmlerde izlediği şaşalı komando olmaya gider. Kimisinin ise evlenmesi için gidip gün sayarak bitirmesi gereken bir büyük sıkıntı.

Askerlik anısı dinlemeyi sevmem pek. Hani bilirsiniz anlatılır ‘G-3 tüfeği ile nişan aldım. Tak! tak! tak! 10’da 10, 100 metre atışı. Hepsini de 12’den vurdum. En iyisi bendim’ ya da ellerinde, komutanlarından birkaç dakikalığına fotoğraf çekmek için aldıkları beylik tabancası, omuzlarında bazuka ile çekilmiş kahramanca(!) fotoğraflar… İşin aslı ise, ellerinden düşmeyen paspas ve soğan doğraya doğraya ağlamaktan bitap düşmüş bir çift kırmızı göz.

Kıymetli bir arkadaşımın askerden geldiğini duyunca gidip ziyaret etmek ve bir de ondan dinlemek istedim. Kendisi yaklaşık bir yıl önce üniversiteden mezun olmuş. İş için nereye başvurduysa askerlik yapma şartı istemişlerdi. Bunun üzerine sinirlenerek ‘başlarım askerliğe’ dedi ve gidip başladı. Sözünün eriydi. Askerliğini bitirip geldi

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ