Filistin’de Rahaf, Ölüler Kentinde Sessizliğin Gözyaşı

Filistin’de Rahaf, Ölüler Kentinde Sessizliğin Gözyaşı

Siyonizmin bombaları altında ölümsüzlüğe kanat açan Rahaf Al-Masry için…

Bir ölüler kentinden geçiyorum bu gece…

Ellerimde sessizlikten utangaç bir dilekçe

Saklanıyor dünyalar, sorunca gözlerini

Bir hüzünlü bakışla kilitlerim kalbimi

Sevinçler sofrasında Rahaf gelir aklıma

Gülüyordu gözleri daha altı yaşında

Bayram sabahında, bir anne kucağında

Yarım kaldı ekmeği, yarım kaldı gülüşü…

Bir çocuğun gözlerinde saklı dünyalar vardır

Hayatın en güzel sözleridir bakışlar

Söylenmemiş her özgürlük marşını çekip aldı

Geride sayısız ölümlün yetişkin öfkesi kaldı

Hayalini belki de bir avuç gökyüzünün

En güzelini dünyanın, bir uçurtma renginin

Taşır çocuk yüzünde ve zeytin gözlerinde

Taşır büyümesi muhtemel o küçük yüreğinde

Kimi zaman çağırdığı en hüzünlü şarkıdır sesin

Uzaklara bakınır fakat kalbimde ince sızılar her zaman baki kalır

Kalbim ki ancak Rahaf, sen düşünce ayaklanır!

Haber verilir, bir çocuğun narin bakışı tutuklanır bugün

Bir bayram sabahı Rahaf, köşelerinde ölüm biriken halılara dokunur yüzün

Sadelikle örülü, uykusuz bir bahar sabahıdır senin gözlerin

Dalında bir gül solmaz, bugün gül bahçesinin toptan yağma günüdür!

Kaçmıyor şiir bu derdin heybetinden, korkmuyor zulmün şiddetinden

Kahramanlar çoğalıyor, Gazze taşıyor küllerinden

Şiir oturup ağlıyor senin koptuğun yerden…

Kalbim, bir bayram sabahında, anne kucağında hatırlar seni!

Yarım kalan düşüne matemler tertip eder şiirim...

Direniş annesidir bütün kurtuluşların

Evlat basar bağrına, hayat serper direniş

Şehit kanları çoğalır, sızar göz karasına

Oysa senin kollarından evvel direnişin vardır

Bilmelisin, şimdi siyah beyazdır dünya telaşın

Seni seven kim varsa haberdar bugün senden

Kalbin memleketi Kudüs’te soluklanır

Ve yiğit kahramanların omuzuna basar Kudüs

Yükselir ve sancağını gökyüzünün yüreğine asar!

Ellerin zulme gazap olan direniştir senin

Aşar kubbelerini, basar gırtlağına vahşetin

Parçalar korunaklı, yüksek duvarlarını siyonizmin

Kavganın göbeğidir cesaret, mukavemet, şehadet

Çağın haksızlığına razı değildir bilekleri müminin

Ardında ağır hasarlı zalimler bırakır çok kez

Diriltir kalplerimizi ölümün uykusundan

Yeşertir ümidin zarif kaşanesini bir diğer yandan

Dünyayı saran, zulmü bozan bir zafer verir bize!

Kurtuluş sabahını tutar getirir dize!

Bilirim ki insanlık görünmez kafeslerde

Sahte tarafsızlığın zindan müebbetinde

Bu kente gelmeseydim tanımazdım ölümü

Hüzünleri aksak, bakışları tutsakların kızarmayan yüzünü

Senin adında tanıdım, sessizlikte yer bulan en koyu ihaneti

Gördüm ve tanıdım küfrün bütün cesametini

Ölüler kentinde ses, mezarlık bekçisidir

Nöbet tutar dünyanın bilinen yerlerinde

Bu kent, bu dünya, bu insan, değil kurşun izlerinin

Susarak ölmeyi tercih edenlerin doluluk oranına tekabül eder

Ve bu şartlar altında yaşamaya elverişli değil artık şiirler

İsmi meçhul ölümler serer toprağa vakitlice şairler

Gözlerim ansızın bir boşluğu kucaklar

Kaç yoklukta yer tutar senin ayrılışların

Yolunu önceden belirler istasyon ve çocuk

Kalbini bir kuşun kanadına nakşedip iliştirir

Belki tekrarı mümkün olmayan bir akşamüstüdür

Ya da bir bayram sabahında, bir anne kucağında

Can verir Rahaf, metal sağanakların acımasız sesleri altında

Gözleri gider, gülüşü gider, gider de bir daha dönmez…

İçimde bir şiirin sıkıntısı birikir

Kalbim, bir bayram sabahında, anne kucağında hatırlar seni!

Senin eteğindedir umudun gözyaşları

Yaşamayı unutur, ölüm ezberler çocuk

Sokaklar bilir seni ve hep gülüşünden tanır Filistin’i

Ben seni unutmam, sarsılmaz bir yerde nefes alır hüznün senin

Söyle de işitsin bu insanlık sesini, dünya dediğin nedir, ne demektir?

Sükûtta saklanan masum ölümler yeri değil midir çocuk!

Yaşamak ve gülüşünde taşımak kurtuluş adresini

Bulutlarla tanışmak ve yağmurlara karışmak isterken

Kalbim, bir bayram sabahında, anne kucağında hatırlar seni!

Bir ses taşır uzaklar, altı yaşın ilkbaharında duyulunca sesin

Resmine bakar ve şöyle söyler gözlerim;

Gökyüzü gözyaşını sana sakladı çocuk

İnsan olanlar hep sana ağladı...

Söz&Kalem | Orhan Özsoy

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ