PUBG (Papçi) Oyununu Nasıl Kazanabiliriz?!

PUBG (Papçi) Oyununu Nasıl Kazanabiliriz?!

Ortaya çıktığı 23 Mart 2017 gününden beri hızla yayılmaya başlayan PUPG oyunu şu an dünyada tam 400 milyon insan tarafından oynanmakta. Bu oyunu oynayanlar hem oyun içinde hem de zihin dünyalarında bir ölüm kalım mücadelesi veriyorlar. Bu rakam hiç de azımsanmayacak kadar çoktur. Türkiye'de günlük aktif oyuncu sayısının %40 artması ve oyuncuların gün geçtikçe oyuna daha fazla zaman harcayıp zihinlerini yormaları bu oyunun kazanılmasını daha da zor hale getiriyor. Peki, zamanımızı ve zihin enerjimizin çoğunu harcadığımız bu oyunda nasıl başarı elde edeceğiz. Bu oyunu kesin kazanmak için ne yapmalıyız. Bu oyunu çok fazla oynayıp deneyim elde ederek mi kazanacağız?  Elbette ki hayır. Peki, nasıl kazanacağız? Gelin görelim.

İlk önce şunu söyleyeyim, bazı oyunlar vardır ki herkes tarafından bilinir ki bu oyunu oynayan kaybetmiştir.  Misal; Mariam, Mavi Balina, Momo, Blu Beby...  ama bazı oyunlarda vardır ki oyunda kimin kazandığı herkes tarafından bilinmez. İşte PUBG denen bu oyunda genel olarak kimin kazandığı düşünülmeyen bir oyundur. Aslında herkes kendisinin kazandığını düşünür. Ama işin aslına bakarsak bu oyun 491 milyar dolar değerinde bir şirketin uğruna milyar dolarları harcadığı, bu iş için yüzlerce teknik elemanın çalıştırıldığı bir oyundur!

Siz oyunu oynarken karşılığında herhangi bir ücret ödüyor musunuz? Hayır, çünkü oyun bedavadır. Peki, bu şirket bu kadar para harcayarak hazırladığı bu oyunda nasıl kazanç elde ediyor. İşte önemli olan bu sorunun cevabını bulmaktır.

Birincisi ekonomik kazanımlarıdır. Bu oyun için birçok kişi telefonun modelini yükseltti. Bu da daha fazla satış ve kapitalizmin babalarının kazanması anlamına geliyor. Gençler arasında "Papçi oynamayan erkek yoktur, telefonunun Papçiyi kaldırmadığı erkek vardır" espiri olan bu söz bu gerçeği doğrular mı ona siz karar verin?

İkincisi ise siyasi kazanımlarının olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuyla ilgili uluslararası Siber Güvenlik Başkanı M. Taha Gergerlioğlu: "Dijital operasyonlarla, İslam dünyasındaki gençlerimizi 50-100 yılda bitirmek istiyorlar" diye açıklamada bulundu. Ahlaki yozlaşmaları ve oyunlardaki İslam düşmanlığını bu pencereden değerlendiren açıklaması oyun şirketinin ‘siyasi’ kazanımları ile ilgilidir. Dinler ve aynı kökten ancak farklı renk ve isimlerdeki ideolojilerle tabiri caizse yoldan çıkaramadıkları gençlerimizi oyunlarla düşünmeyen, üretmeyen, durgun ve hedefleri olmayan karamsar bir hale getirmeye çalışıyorlar.

Çünkü eskiden düşünce ve fikir ile savaşıyorlardı ve bunun karsında birazcık aklını çalıştıran, düşünen genç hemen hakikati görüyor ve dinine daha bağlı hale geliyordu. Ama bu sefer aklı ve düşünmeyi tatil ettiren ‘zevk’ ile saldırmaya başladılar. Bu oyunları oynayan hemen hemen herkese ‘neden bu oyunu oynuyorsunuz?’ sorusunu sorsanız karşılığında: “Zevk veya keyif için oynuyorum” cevabını alacaksınızdır. Peki, bu zevke bizi nasıl daldırdılar sizce. Tabi ki bağımlılıkla. Çünkü oyunu kaybettikçe kazanma hırsı artan, kazandıkça da beyne dopamin hormonunu salgılatmasıyla mutlu olan kişi ilk üç-beş oyun sonra oyundan kopamaz hale geliyor.

Beyindeki dopamin hormonun salgılama dengesi bozulan kişi artık oyun oynamasa huzursuz ve mutsuz olmakta, ona erişemeyince de agresifleşmekte ve kendisini eksik hissetmektedir. İşte bu bağımlılık, kişiyi asıl sorumluluklarını yerine getirmekten aciz bir hale getirip tembelleştirmekte ve düşünceleri elinden alınmış bir köle haline getirebilmektedir. Bu şekilde rakiplerini etkisiz elemen haline, hatta kendisine çalıştırır hale getirip bu işi savaşsız kazanabilmekteler.

Bir de oyunda erkek oyuncunun kız karakterle, kız oyuncunun erkek karakterle savaşabilmesi yaşı ilerlemiş gençlerde pek bir sorun teşkil etmezken çocuklarda oynadıkları karakter de kendini görüp özdeşleşmeleri sonucu ciddi bir rol karmaşasına yol açarak oyunu oynayanı cinsel bunalım yaşama yolunda psikolojik alt yapısını hazır hale getirmekteler. Bu da PUBG'nin yani ‘bilinmeyen adamın savaşı’nın bir diğer kazanımıdır diyebiliriz.

Bir ara bu oyuna puta tapma rütielinin eklenmesiyle bu oyunun sadece basit bir oyun olmadığını zaten açık bir şekilde anlamıştık.  Peki, bu oyunda bizler nasıl kazanacağız? Bu soru bizim için önemli. Çükü bu oyunu kuranlar o kadar parayla yatırım yaparak bu kazanımları elde etmesi tabiidir. Ancak bedava oynadığımız bu oyunda bizler nasıl kazanacağız?

Bizim bu oyunda kazançlı ve başarılı çıkmamızın en büyük yolu bu oyuna hiç girmememizdir. Eğer girmişsek de derhal uygulamasını telefonumuzdan silip oyundan uzaklaşmamız ve ayrıca ailemizi ve akrabalarımızı bu tuzaktan (oyundan) uzaklaştırmamızdır. Bu oyundan uzaklaşmakla kalmayıp çalışmamız, üretmemiz, düşünmemiz, okumamız ve kendimizi geliştirmemizdir.

Evet, kazanmak istiyorsak farkında olmadan bağımlı olduğumuz bu oyunu hayatımızdan silip özgürlüğe adım atmalıyız. Bu oyunu yapan Çin menşeli Tencent Holdings şirketin halkını bu tehlikeden nasıl koruduğunu biliyor musunuz? Çok basit bir yöntemle... bu oyunu ülkelerinde yasaklamışlar. Sadece Çin mi? hayır birçok ülke bu oyunun farkında olup ülkelerinde bu oyunun oynanmasını yasaklamışlar. Tehlikelerinden dolayı kendilerinin dahi oynamadığı bu "tuzak oyununu" biz neden oynayalım ki? Bu yazıda sadece Pubg oyununu değerlendirdik ama online oyunların hemen hemen hepsi birer "tuzak oyun" olduğunu unutmayalım. İrademizin, düşüncelerimizin ve zihin dünyamızın bir oyun tarafından ipotek altına alınmasına, bastırılmasına izin vermeyelim.

Söz&Kalem - Abdulkadir Arutay

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ