SEKERÂT

SEKERÂT

Bağrımda, otuz üç dişli hançer.

Sekerat tek seferlik değil inan.

Ayrılık, işte sana ölümsüz ölüm ânı.

Dargınlık, kafesinden göğe uçan bir güvercine.

Ayrılık, işte benden sana sadakat.

Sende bir parça vefa, kırardık zincirleri.

Bir kanat ben, bir kanat sen.

Yırtardık göğün yedi katını.

Ayrılık, işte bana sekerat.

 

Hani bir gün, bir ölüme takılıp düşmüştük.

Bir mezar taşı kırılmıştı adımlarımızda.

Ayaklarımızın altını cesetler yumuşatırdı.

Biz göğe bakalım derdin, gök daha güzel.

Güzeller yerde durmaz, gök ondan dolayı güzel.

Şimdi gök ağlatır oldu.

Yere bakma, gök daha güzel.

Sana bakmak dayanılmaz, hatırlamak seni.

Göğün sonsuz köşesinde, her yerde sen varsın.

Ayaklarımdan çıkmaya hazırlanan ruh, göğsümde otuz üç dişe takılmış.

Ayrılık, işte bana sekerat...

 

Söz&Kalem / Ammar Yıldız

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ