Sürpriz Yumurtalara 'Analiz' Zorunluluğu!

Sürpriz Yumurtalara 'Analiz' Zorunluluğu!

Söz&Kalem Dergisi | Muhammed Zeki Aygur

Tarım ve Orman Bakanlığından Kinder ürünlerine analiz zorunluluğu getirmesi ile beraber bulaşıcı hastalıklar bir kez daha gündemimize girdi. Bu vesileyle bulaşıcı (zoonoz) hastalıklar serisine kaldığımız yerden devam edebiliriz.

Zoonoz olarak ifade edilen bulaşıcı hastalıklar hayvandan insanlara, insandan hayvanlara, hatta hayvandan hayvana ve insandan insana bulaşan hastalıkları ifade etmektedir. Birçok önemli ve ağır hastalık bu kategoride olup sıkça karşımıza çıkmaktadır. Hastalık etkeni olarak genelde virüsler ve bakteriler bilinse de mantarlar ve parazitler de (tek hücreliler, eklem bacaklılar, kurtlar) hastalığa neden olmaktadır.  

 Son dönemlerde özellikle sürpriz yumurtalarda çıkan Salmonella krizi ile beraber bazı fabrikaların kapatıldığı ve ürünlerin piyasadan çekildiğini hepimiz gördük. Salmonella aslında bir bakteri olup hastalığa neden olan bir canlıdır. Salmonella enfeksiyonu (salmonelloz) bağırsak sistemini etkileyen yaygın bir bakteriyel hastalıktır. Salmonella bakterileri tipik olarak hayvan ve insan bağırsaklarında yaşar ve dışkı yoluyla atılır. İnsanlara en sık kirli su veya yiyeceklerle bulaşır. Hayvanlardan insanlara bulaşabileceği gibi insanlardan insanlara da bulaşabilmektedir. Tipik olarak, Salmonella enfeksiyonu olan kişilerde hiçbir belirti görülmez. Diğerlerinde ise 8 ile 72 saat içinde ishal, ateş ve karın ağrısı görülür. Sağlıklı insanların çoğu, belirli bir tedavi olmadan birkaç gün içinde iyileşir.

 

Nasıl Bulaşır?

Kaynağı bilinmeyen, kontamine (bakteri bulaşmış olan) suların içilmesi ve kullanılması,

insan ve hayvan atıklarının uygun şekilde bertaraf edilmemesi ve bunların kaynak sularına karışması, içme ve kullanma sularının yeterince klorlanmaması nedeni ile bulaşabilir.

Salmonella taşıyan ve iyi pişirilmemiş et, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi gıdalar, pastörize edilmemiş süt veya meyve suyu, peynir, kontamine (kirli) çiğ sebze ve meyve, baharat ve çerezler yoluyla da bulaşma olabilir. Hasta kümes hayvanları ile temastan sonra, özellikle yılan, kaplumbağa, kertenkele gibi sürüngenler, kurbağalar, kuşlar ve civciv gibi evcil hayvanlar ile temastan sonra hijyen kurallarına uyulmaması halinde de bulaşma olabilir. Bakteri hasta insanlardan diğer insanlara da bulaşabilir.

 

Belirtileri Nelerdir?

Salmonella bakterisinin vücuda alınmasından yaklaşık 12-72 saat sonra ishal, ateş, bulantı, kusma ve karın krampları şeklinde hastalık belirtileri ortaya çıkar. Hastalık genellikle 4-7 gün sürer ve çoğu kişi tedavi olmadan iyileşir. Bazı kişilerde, ishal hastanın hastaneye yatmasını gerektirecek kadar şiddetli olabilir. Yaşlılar, bebekler ve bağışıklık sistemi yetersiz olan kişilerde hastalık daha ciddi seyreder.

 

Tanısı Nasıl Konur?

Salmonella enfeksiyonlarının kesin tanısı dışkı, kan, idrar ve enfeksiyon odağından alınan kültürde Salmonella türlerinin izole edilmesi ile tanı konulur.

 

Tedavisi Nasıldır?

Hastalığın tedavisi etkene yönelik olarak hekim tarafında uygun antibiyotik ve destek tedavisi ile yapılmaktadır. Hastalık belirtisi gösteren kişilerin derhal hekime başvurmaları gerekmektedir.

 

Nasıl Korunuruz?

Salmonella bakterisi suların iyi klorlanması, kaynatılması, gıdaların iyi pişirilmesi ve pastörizasyona dayanıksızdır. Bu nedenle korunma amacıyla; içme ve kullanma suyu olarak klorlanmış şebeke suyu tercih edilmeli, kaynağı bilinmeyen ve klorlanmamış suları tüketmemeli, zorunlu durumlarda kaynattıktan sonra kullanılmalıdır. Eller yemekten önce ve sonra mutlaka su ve sabunla yıkanmalıdır. Etken sindirim yollarında çoğaldığı için ve yine dışkı ile ciddi salgınlara neden olduğu için, eller tuvaletten önce ve sonra mutlaka su ve sabunla yıkanmalıdır.  Civciv ve ördek yavrularının bağırsaklarında taşınan Salmonella, hayvanın çevresi ve tüm vücut yüzeyinde bulunabilir. Sadece tutma, sarılma ile de bakterilere maruz kalınabilir. Sürüngenler de (kaplumbağa, iguanalar, kertenkele, vb) Salmonella taşıma olasılığı fazla olan hayvanlardır. Evcil de olsa tüm hayvanlar ile temastan sonra eller mutlaka su ve sabunla yıkanmalıdır.

Çiğ ya da az pişmiş yumurta, et veya kümes hayvanları, kabuklu deniz ürünleri ve pastörize edilmemiş süt gibi yüksek riskli gıdalar iyice pişirildikten sonra tüketilmeli. Çiğ yumurta ile yapılan ev yapımı soslar ( mayonez vb.) kullanmaktan kaçınılmalı, çiğ et ya da kümes hayvanları ile temas ettikten hemen sonra su ve sabun ile eller, mutfak çalışma yüzeyleri ve kullanılan mutfak eşyaları yıkanmalıdır.

Çapraz bulaşmayı önlemek için buzdolabında ya da derin dondurucuda çiğ et, tavuk ve deniz ürünleri diğer gıdalardan ayrı bir yerde tutulmalı, mümkünse, mutfakta iki kesme tahtası (çiğ et için ayrı, meyve ve sebze için ayrı bir kesme tahtası) bulundurulmalı, önceden çiğ et için kullanılmış ve temizlenmemiş bir yüzey üzerine pişmiş yiyecek konulmamalıdır.

Dondurulmuş gıdaları çözündükten hemen sonra pişirmeli ve tüketmeli, tekrar dondurulmamalıdır. Salmonella enfeksiyonlarına karşı aşı bulunsa da koruyuculuğu yüksek değildir.

Salmonella enfeksiyonlarına karşı: Bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi yetersizliği olan kişilerde risk daha büyük olsa da tüm yaş grupları risk altındadır. Salmonella enfeksiyon belirtileri gösteren çocuklar aileleri tarafından hekime götürülmesi gerekmektedir. Hamile ve emziren kişilerin hasta olması durumunda hekime başvurmaları, hekim onayı olmadıkça ilaç almamaları gerekmektedir.[1]

Yaşanan bu kriz bir kenarda dursun, bakanlığımızın getirmiş olduğu bu analiz zorunluluğunu gerekli buluyor ve yetkilileri bu konudaki hassasiyetleri için tebrik ediyoruz. Lakin ülkemize çeşitli yollarla sokulan ve içinde ne olduğunu bilmediğimiz kaynağı meçhul on binlerce katkı maddesi ile ilgili bu kadar hassas olunmadığını vurgulamak istiyorum. Evet, yanlış duymadınız!

Bugün tıpta ve gıda endüstrisinde; bitten yengeç ayaklarına, kandan insan saçına, domuzun midesinden kılına varıncaya kadar akla hayale gelmedik 3500 cins katkı maddesi dünya piyasasında gıdalarımıza katılmak üzere pazarlanmaktadır. Üretici firmalar envai çeşit haram veya şüpheli hüviyette olabilen bu katkı maddelerini “gümbür gümbür” kullanırken aynı hıza cevap vermek istermişçesine şuursuz tüketiciler de bu şüpheli ve hatta haram gıdaları “harıl harıl” tüketmektedir. Türkiye’ye giren bütün bu katkı maddelerinin denetim ve kontrolü Türk Gıda Kodeksi’ne göre yapılmaktadır. Ancak bu kodeks tamamen Avrupa standartlarına göre oluşturulmuştur ve içeriğinde “Helal-Haram” gibi hiçbir dini kavram yoktur. Yani kanuna uygunluk kesinlikle ve kesinlikle dine uygunluk manasına gelmiyor. Şüpheli gıdaların oldukça fazla olduğu günümüzde, Allah Resûlü’nün (sav) “Haramlar ve helaller apaçık bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli olanlar vardır. Bu durumda, kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, ırzını da korumuş olur.” [Buharî, Müslim] hadisi şerifi ile amel etmek son derece önemlidir.[2]

Bazı okurlar bunu inanç ile bağdaştırılabilir bazıları ise sadece sağlıkla. Ama bu konu öyle su götürmez bir gerçektir ki, dünyada yaşayan tüm insanları etkilemektedir.

Yetkililere çağrımız ise şudur; Başka bir kriz çıkmasını beklemeden; tüm insanlığı etkileyen bu tür hastalıkların kaynağını iyi araştırmalı, konuyu sadece sağlık ve ekonomik boyuttan değil, sosyal, kültürel ve inanç yönünden irdelemek ve çözüm yollarını bulmak gerekir. Hatta şunu da belirtmek gerekir ki Salmonella gibi etkenlerin  neden olduğu hastalıklar çoğunlukla hijyen eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Tedavisi basittir ve hijyen koşulları düzeltilerek ortadan kaldırılabilir. Ama orjinini bilmediğimiz binlerce katkı maddesinin bizde oluşturacağı etkiler, geri dönüşü olmayan yaralar açabilir.

Analiz zorunluluğu ve diğer zorunluluklar kriz anında değil, formalite icabı değil, sadece yaptırım aracı olarak değil; koruyucu olarak, düzenli olarak, tüm firmalara eşit yaklaşarak, insanların inançları ve sağlıkları esas alınarak yürütülmelidir. Bir başka bulaşıcı hastalık yazısında görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

 

[1] https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/bulasici-hastaliklar/salmonella

[2] https://gonullu.gimdes.org/gimdes-helal-gida-gonullusu-genclerinden-hocalara-mektup/

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ