Tekno İhtiraslar

Tekno İhtiraslar

İnsanlık tarihi boyunca gerek bireysel gerek toplumsal açıdan etki uyandıran, kitleleri peşinden sürükleyen ya da kişisel bağımlılığa yol açan birçok olgu var olagelmiştir. Bu tabiiyetlerden kimileri insanın fıtratından gelen ve insan nefsinin çoğu kez yenik düştüğü şehvet, kibir gibi duygularken; kimileri ise insanın iç dünyasından bağımsız bir şekilde zamanla ortaya çıkan, daha çok toplumsal sorunlara neden olan çeşitli bağımlılıklardır.

İnsanın yapmaktan zevk duyduğu aktivite, eğlence ve birtakım tutkular belirli bir ölçüde tutulmadığı takdirde zamanla onu esir alan birer bağımlılığa dönüşür. Nitekim ideallerine ulaşmada insanın önündeki en büyük engel zevklerine olan bağlılıktır. Ne yazık ki insanların çoğunun karnesi bu konuda zayıftır.

Kişiyi herhangi bir tutkuya ya da maddeye bağlayan birçok neden tespit edilmişse de bu nedenlerin başında kuşkusuz ki insanı kasıp kavuran ihtiras duygusu gelmektedir. Bu duygu elbette ki her insanda mevcut olsa da bunu törpüleyebilme iradesi şüphesiz ki imtihanın bir gereğidir. “Nefsânî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, soylu atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere düşkünlük insanlara çekici kılınmıştır. İşte bunlar dünya hayatının geçici menfaatleridir. Hâlbuki varılacak güzel yer, Allah’ın katındadır. (Ali İmran 14)”

Yukarıdaki ayet-i kerime de de belirtildiği üzere insan nefsi dünyadaki mal, mülk, makam, mevki, şan ve şöhrete istek duyar. Nefsin arzuladıklarını elde etmedeki en büyük silah kişideki ihtirastır. Bu tutkuyu içselleştirmiş insanlar isteklerini elde etme yolunda her şeyi mubah görmekte ve hak, hukuk, adalet ilkelerini hiçe saymaktadırlar. Böylelikle toplumdaki sosyal dengenin bozulmasına zemin hazırlamış olurlar.

Tarihte birçok devletin yıkılma sebeplerinin arasında ihtiras uğruna yapılan kişisel çıkar hesaplarının olduğunu söylemek mübalağa olmasa gerek. Aşırı istek hali bir devletin yönetim kademelerinde görevli kişilerde bulunan bir özellik olduğunda söz konusu ülkede iktisadi dengesizlikler baş gösterir. Esasen günümüzde birçok ülkede ekonomik krizlerin sebebi olan kapitalist iktisat teorisini ayakta tutan faktörlerin ilki ihtiras hırsıdır. Çünkü kapital düşüncenin temelinde sınırsız tüketim arzusu yatmakta, tüketme güdüsünü ise ihtiras hali tetiklemektedir.

Sanayi Devrimi’yle beraber insan hayatına giren ve son yarım asırda hızlı bir ilerleme kat eden teknolojik gelişmeler bağımlılık konusuna yeni bir boyut kazandırmıştır. Televizyon kullanımının yaygınlaşmasıyla baş gösteren teknolojik bağımlılıklar ilk olarak film izleme alışkanlığı olarak belirmiştir. Bu durum kısa zamanda komşuluk ilişkilerine zarar vermiş, mahalle hayatından ev hayatına geçiş sürecini başlamıştır. Nihai süreçte aynı apartmanda yaşayan ama birbirini hiç tanımayan bir komşuluk ortaya çıkmıştır.

21. yüzyıl ile birlikte global ölçekte kullanılmaya başlanan cep telefonu, bilgisayar tablet gibi teknolojik aletler insanlığı kendine daha çok bağlamış ve ev hayatı yerini bireysel hayata bırakmıştır. Teknolojinin kişi bazlı kullanımı aile bağlarını zayıflatmış, bir çatı altında yaşayan aile bireyleri birbirleriyle yok denecek kadar az vakit geçirmeye yüz tutan bir konuma gelmiştir.

Dünyaya geldiği andan itibaren insan fıtratında var olan ihtiras duygusu bireysel teknoloji kullanımıyla birleştirildiğinde bağımlılık tehlikesi daha vahim bir hal almıştır. Sahip olduğu teknolojik aletler sayesinde istediği birçok şeye rahatlıkla kavuşabildiğini fark eden ihtiras sahibi bireyler zevk ve hazzın doruklarına çıkmayı hayattaki en mühim olay şeklinde görmektedirler. Sosyal medya kullanımın yaygınlık göstermesiyle teknoloji bağımlılığı zirve noktasına ulaşmıştır. Sosyal medya kullanıcıları günün en değerli vakitlerini bu alana ayırmakta ve beğenilme, bahsedilme, like alma, etiketlenme gibi arzular kişinin temel gayesi oluvermiştir.

Teknoloji bağımlılığının bir diğer olumsuz yansıması ise kişinin özel hayatındaki gündemi işgal eden ve kişiyi kendi doğrultusunda kanalize eden yarışma, magazin, spor ve dizi programlarıdır. Bu tür programlarla zamanını geçiren insanlar dünyadaki birçok zulüm, katliam, hukuksuzluk ve istikrarsızlığa duyarsız kalabilmektedir. Teknolojik ihtirasların meydana getirdiği neo bencillik yaşamı monotonlaştıran, doğallığı öldüren ve dijital hayatı insanlığa dayatan büyük bir tehlikedir.

İnsan hayatını kolaylaştıran nesneler kararında kullanıldığı zeminde mutluluğu, ölçüsüzce kullanıldığı takdirde ise bağımlılığı beraberinde getirir. Bağımlılık ise bireysel ve toplumsal tahribatları beraberinde getirir.

Allah’a emanet olun.

Söz&Kalem | Yusuf BİNGÖL                                                                                                    

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ