Bülent Şakar - Söz&Kalem Dergisi
Yazar Hakkında:
John William Draper (1811–1882), İngiliz asıllı Amerikalı bilim insanı, doktor, kimyager ve tarihçidir. İngiltere’de doğmuş, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmiştir. New York University’de profesörlük yaparak bilimsel çalışmalar yürütmüştür. Özellikle fotoğrafçılık, kimya ve tıp alanlarında önemli katkıları vardır; ayın ilk ayrıntılı fotoğraflarından birini çekmesiyle tanınır. Bunun yanında tarih ve uygarlık üzerine eserler yazmıştır. En bilinen çalışmalarından biri ‘’Bilim ve Din Arasındaki İlişki’’ adlı kitabıdır. Draper, bilimsel düşünceyi savunan ve uygarlık tarihini geniş bir perspektifle inceleyen etkili bir düşünürdür.
Kitap Hakkında:
İlk kez Osmanlı döneminde Ahmed Midhat Efendi tarafından tanıtılan Amerikalı bilim insanı John William Draper’ın, üç ciltlik eseri olan "Amerikan İç savaşının Tarihi’’ Memfis yayınları tarafından Türkçe'ye çevrildi.
Geniş muhtevası ile okuyucuları ile buluşan eser; Bir medeniyet krizini, bir ulusun doğuş sancılarını ve modern Amerika’nın zihinsel temellerini anlamak isteyenler için tarih sahnesine açılan güçlü bir kapı mahiyetindedir. Amerika’yı anlamak için yalnızca bugüne bakmak yetmez. Onu kuran kırılmayı, onu ikiye bölen yarığı ve onu yeniden inşa eden yangını bilmek gerekir. John William Draper’in bu eseri, tam da bu büyük kırılmayı bütün boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir başvuru kaynağıdır.
Draper, iç savaşı yalnızca askeri bir çatışma olarak değil; coğrafya, iklim, ekonomi, kültür ve ideoloji ekseninde şekillenen bir medeniyet krizi olarak okur. Kuzey Amerika’da ulusal kimliğin nasıl oluştuğunu, iklim ve üretim biçimlerinin toplumsal yapıyı nasıl belirlediğini, köleliğin hem sebep hem sonuç olarak sistemin merkezine nasıl yerleştiğini ve giderek derinleşen ekonomik–kültürel farklılaşmanın toplumsal ve siyasi bir kopuşa nasıl dönüştüğünü ortaya koyar.
Üç cilt boyunca; ayrışmayı tetikleyen siyasi krizler, federal yapı tartışmaları, kölelik meselesi, eyalet–merkez gerilimi ve ideolojik çatışmalar adım adım takip edilir. Savaşın en kritik cepheleri, stratejik hamleleri ve dönüm noktaları ayrıntılı biçimde incelenirken; Konfederasyon’un çöküş süreci, Birlik’in yükselişi ve Abraham Lincoln’ün tarihi rolü de derinlikli bir perspektifle değerlendirilir.
Ancak bu eser, yalnızca bir savaş anlatısı değildir. Aynı zamanda bir dönüşüm hikâyesidir. Köleliğin sona ermesiyle birlikte Amerikan toplumunun geçirdiği köklü değişimi, “özgürlük” ve “demokrasi” iddiasıyla yeniden şekillenen bir cumhuriyetin doğuşunu gözler önüne serer. Draper, iç savaşı; teknolojik yeniliklerin, stratejik düşüncenin ve ideolojik mücadelelerin laboratuvarı olarak ele alır.
Yine bir bölgeyi, kıtayı ya da coğrafyayı anlamak, salt bugünün hadiseleri üzerinden bir değerlendirme yapılarak tam anlamıyla anlaşılamaz. O bölgenin tarihini, dilini ve kimliğini de bilmek gerekmektedir. Hele ki bu bölge, Amerika gibi karmaşalar dizininden oluşan bir kıta ise…
Bugünün Amerika’sındaki kültürel kutuplaşmaları, kimlik tartışmalarını, federal yapı krizlerini ve küresel liderlik iddiasının arkasındaki tarihsel psikolojiyi anlamak isteyen herkes için bu eser istifade edilmeye değerdir.