Duruşun, dört mevsimdir bağrımızda yeşeren efendim
Gönül sende
Yürekler senle
Seni göremesek de senle yaşıyoruz efendim
Manası var mı fikirlerin Nirvana’da oluşlarının
Biz senle çıktık karanlıktan
Senle nura hicret ettik efendim
Yalnızlık senle anlam buldu
Senle tefekküre dönüştü efendim
Ya Muhammed! Efendim, sultanım...
Sen ki her yaramızın merhemi
Çığlıklarımızın kulağı
Suskunluğumuzun dili
Kör kuyularımızın güneşisin
Bakışın, tan yerini ağartır memleketimde efendim.
Kimsesizliğin kelime manasını izale edensin
Cehalet bir bir toprağa düşerken
Ali'nin ilmi senle yeşerir efendim
Korkaklık karanlığa gömülürken
Ömer'in cesareti yankılanır Kâbe duvarında
İki gölge bile birbirine ihanet ederken
Ebubekir'in sıddıkiyeti konuşulur arşta
Hangi erdem, fazilet olursa olsun önce seni getirir aklımıza efendim
Senin varlığınla hayat buldu aşk
Senle kendini tamamladı varoluş sancısı
Ya Muhammed! Efendim, sultanım!...
Sen ki âlemlere rahmet, gönüllerimize şifasın...
Söz&Kalem | Ali Kaçmaz