Söz&Kalem Dergisi - Ömer Arslan
Kalbine sahip çik. Sevmekten korkma. Kalbine danış. Kalbini önemse. Kalbine iyi bak. Kalbinin bir saray olduğunu unutma. Saraya layık olanları en güzel yerde misafir et. Kalbinin değerini bil. En temiz yerin kalbin olsun. Çünkü orada en değerli olanları misafir ediyorsun. Kalbini güzellikler ile doludur. Kendini sev. Kalbinin değerini bil.
(Malcom-x’in Tavsiyeleri – Ferhat Özbadem)
Hatırlarsanız İslam'da kalbin ne kadar merkezi bir mahiyeti bulunduğunu Peygamber Efendimizin çok bilinen bir hadisi şerifi çok net olarak bildirir. "Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur, bozulursa bütün vücut bozulur. Işte bu et parçası kalptir." Böyle bir hadisten hareket eden zihin bence teşhis koymakta zorlanmayacaktır. Gerçekten insanın kalbi rahatsızsa, marazlıysa, yani onun içindeki mana gitmiş şeklen yerinde duruyorsa o zaman o mananın yeniden kazanılması gerekir.
(Kalbin Akletmesi – Abdurrahman Aslan)
İslam'a göre namaz, vucütta başın yeri ne ise odur. O, İslam'ın direği, rüknü,sütunu alameti ve kafirlerle müslümanların arasını belirleyen bir çizgidir. Namaz kurtuluşun şartı,imanın bekçisi,yaratıcı ve kul arasındaki bir bağ,göz aydınlığı ve vicdan rahatlığıdır.
(Namazla Diriliş – Mustafa Meşhur)
Nizamda bütün yetki ve güçlerin sahibi de yine o bir tek ilahtır. Bu nizamın yaratılmasında başka bir varlığın herhangi bir şekilde herhangi bir katkısı söz konusu değildir. Bu nizamın yönetim ve idaresinde herhangi bir kimsenin rolü yoktur ve O’nun hakimiyeti mutlaktır, ortaksızdır. Merkezi otoritenin sahibi olması itibariyle, tek bir ilah olan yüce Allah, hem metafizik manada, hem de siyasi, ahlaki ve toplumsal manada Rabb’dir. Yegane mabudumuz O’dur. O’dur secde ve rüku edilecek olan. O’dur duaların ulaşacağı hedef. O’dur tevekkül ve itimadın destekçisi. O’dur gereksinimlerin kefili.Aynı şekilde padişah da O’dur, mülkün sahibi de O. Kanun koyucu da O’dur, emretme ve nehyetme yetkisine sahip olan da O.
(Kur’an’da Dört Terim – Mevdudi)
“Bizler Allah’a bağlı oldukça, O’nun yardımını aldıkça size karşı üstünüz. Onunla zenginiz. Onunla güçlüyüz. Ona güveniyoruz. Ancak bir tek şey yenilgimizi ispat edebilir: O da tevhit sancağını yüceltme ve İslam’ın sözünü üstün kılmanın vacip olduğuna dair inancımızdan vazgeçmemizdir. İslam her şeydir…
(Zindan Hatıraları – Zeyneb Gazali)
Peygamberlerin mirası ilim, irfan ve muhabbettir. İlimlerinin vârislerine âlim, irfanlarının vârislerine ârif, muhabbetlerinin vârislerine ise âşık denir.
(Anadolu Erenleri – Sadık Yalsızuçanlar)
İslam, bir hazır çözümler deposu değildir. Bir kaynaktır. Onun prensipleri, ciddi bir tefekkür ve çetin bir araştırmayı, yeni yollar bulmaya yönlendirebilir. Dışarıdan da yatılmış çöküşlerden çıkıp kurtulmak için, öylesi bir tefekkür ve öylesi bir araştırma şarttır, Kur'an da zaten sürekli olarak bunu yapmaya çağırır.
(Yobazlıklar, Roger Garaudy)
İnsanın vücudunda gerçek kemale doğru uzanan bir yol vardır ve bu yol insanı Allah’a yaklaştırır. Yani bir hurma çekirdeğinin bir hurma ağacı olmaya istidadı olduğu gibi, insandan da gerçek kemale ulaşmak için fıtrî bir istidat vardır.
(Ruhun Tahareti – Murtaza Mutahhari)
Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği fark etmezsin? Kendi gözündeki merteği görmezken, nasıl olur da kardeşine: "Ey Kardeş, izin ver de gözündeki çöpü çıkarayım" dersin. Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar. O zaman kardeşinin gözündeki merteği çıkarmak için daha iyi görürsün. İyi ağaç kötü meyve vermez. Kötü ağaç da iyi meyve vermez. Her ağaç meyvesinden tanınır. İyi insan, yüreğindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan ise içindeki kötülük hazinesinden kötülük çıkarır.
(Nar’dan Nura – Sabri Çeçan)
Hikmet dört şeyden teşekkül eder. 1. Dünyevi meşgalelerden uzak bir beden. 2. Tamamen yemekle dolu olmayan bir mide. 3. Dünya metaına tamah etmeyen bir el. 4. Ömrünün âkıbeti hakkında düşünmek.
(İnsanı Kamil, Ebu Ley’s Semerkandi)