Söz&Kalem - Hamza Korkmaz
“Ma‘lûm ola ki kalb-i insanî, ilâhî nûrun tecellîgâhıdır. Lâkin eğer o kalp, hevâ ve hevesin zulmetiyle mahcûr olursa, marifet nûru onda zâhir olmaz. Nefsin sefâhetinden temizlenmeyen gönül, ilimden istifâde etse dahi, o ilim nûr değil, sûret hükmündedir. Zîrâ her sûretin bir hakîkati vardır; hakîkatin menbaı da ihlâs ve huzûr-i kalptir. Nûr-ı marifet, ancak kalb-i münîrde istikrar bulur.”
*“Bilmiş ol ki, insan kalbi ilahî nurun göründüğü bir aynadır. Ancak o kalp, tutku ve arzuların karanlığıyla perdelenirse, marifet nuru onda görünmez. Nefsinin kötülüğünden arınmamış bir gönül, ilim öğrense bile o bilgi hakiki bir ışık değil, sadece bir şekilden ibarettir. Zira her şeklin bir gerçeği vardır; gerçeğin kaynağı ise ihlâs ve kalbin huzurudur. Marifet nuru, ancak aydınlanmış bir kalpte yer bulur ve orada süreklilik kazanır.”
Lügat:
Ma’lum: Bilinen
Tecelligah: Görünme yeri
Heva: Tutku
Heves: Arzu
Zulmet: Karanlık
Mahcur: Saklı, perdelenmiş
Sefahat: Günahkarlık
Suret: Biçim
Menba: Kaynak
Marifet: Allah’ı tanımaEser: İhyâ'u Ulmû'id-Din
Müellif: İmam Gazali
Konu: İlmin ölçüsü, ahlak ve insanın kemali