Bir kez daha çaldım kapını, bir kez daha geldim boynu bükük.
Acziyetimin kisvesine bürünmüş münacatım; yine, yeniden, hep sana.
Affolmaya değil, af dilemeye geldim.
Zira rahmetinin, yakarışıma mukabelesinden zerre şüphem yok.
Ben, Sen'de yok olmaya geldim.
Bataklıktan geldim bütün batmışlığımla.
Huzursuzluk mevsiminde, güller açmaya geldim.
Yaşayan ölülerden sıyrılıp da ölümsüzlüğü bulmaya geldim.
Avucuma çöken çizgiler adedince gözyaşı dökmeye,
Gecenin zifirisinde zafer bulmaya geldim.
Ayağımın her kayışında sende yaşam tutamacı bulmaya, her güzün gizinde sende bahar dolmaya geldim.
Yaralı yüreğimi rahmetine yaslamaya geldim.
Zafer değil niyetim, sefer tutmaya geldim.
Aciz ve zelil nefsimle, Aziz ve Celil'e geldim.
Cehenneme nâr değil, cennetine râm olmaya geldim.
Dizimi kırdığım seccademe secde secde yaş dökmeye, sözümü kırdığım her yemine hece hece dur demeye geldim.
Gamsız günahkârların yurdundan, amansız acılarımla geldim.
Acıyan her zerreme derman bulmaya, yolunda yol olmaya geldim.
Kapıları aç ey Halık, salık almaya geldim.
Varlığımı varlığına kardım da geldim.
İnce ince titreyen sadrımı yardım da geldim.
Günahımdan utandım, Yâr'e vardım da geldim.
Ucundan cehennemde, nârda yandım da geldim.
Avuç avuç dolusu aminlerimle geldim.
Secdelerde ettiğim yeminlerimle geldim.
İlahi kovma beni, kaygan zeminlerimle geldim.
Tut, bırakma elimi korkularımla geldim.
Şah damarım titrerken, günah yüklenip geldim.
Canhıraş bir nidayla, azap bellenip geldim.
Sonra gece yarısı kapın önüne geldim.
Elimi boş gönderme Ya Kahhar, kahrından korkup geldim.
Dört odalı şu kalbim, dört kitapta adını arar durur.
Adını dört duvarlı zindanda sayıklarken geldim.
Hayata dönmek için fırsat kollarken geldim.
Buldum ilk fırsatını, günahtan kaçıp geldim.
Modern curcunalarla boğuştum durdum yine.
Curcunalar içinde seni anımsayıp da geldim.
Hududullahı çiğnerken çağın mezalimleri,
Ben nefsime zulmettim, ardından sana geldim.
Yunus oldum sularda, kıyıya vurup geldim.
Yusuf oldum zindanda, kuyuya dalıp geldim.
Eyüp'üm ben yatakta, şifa bulmaya geldim.
İsa oldum çarmıhta, göğe varmaya geldim.
Göğün kadar günahım, hatalarımla geldim.
Şark ve garbın dolusu, kusurlarımla geldim.
Affına sığınacak yüzüm olmadan geldim.
Yüzdüm yüzdüm bir kere, kuyruğuna da geldim.
Affını ister bu can, gazap korkunla geldim.
Bir bozbulanık pişmanlık narasına kapıldım da geldim
Zifiri taassubumun dehlizinden sıyrıldım da geldim
Bir teheccüd vakti gözü yaşlı tövbelerimle geldim
Arzdan arşa kadar pişmanlığa zâr oldum da geldim
Enaniyetime resti çekip bana darıldım da geldim
Benliğimden hicret edip rahmetine sarıldım da geldim
Hablullah’ı doladım boynuma canımı sattım da geldim
Üstüme şedde koyup kendime seni kattım da geldim
Gidecek insan yok hiç, ben ihsanına geldim.
Hüseyn'im ben ey âlem, Can Hasan'ına geldim.
Ezbere dualarım, yeknesaklıkla geldim.
Gadre uğradım yine, kadir bulmaya geldim.
İnşirah ister canım, "usri yusra"ya geldim.
Zor olanı işledim, tövbelerimle geldim.
'La taknetu' dedin sen, ağlayarak ben geldim.
Ümit kesmemeyi ben, öğrendim öyle geldim.
Bıktım artık dünyadan, firdevs bulmaya geldim.
Ölüyorum ilahi, dirilt diye ben geldim.
Nefesim boğuk boğuk her günahın ardından.
Günah sırtlanmış nefsimle, kapın çalmaya geldim.
Gökkubbede hoş sada bırakmak için Ey Yâr, temizlenmeye geldim.
Mevsimler dönüp geçiyor, bâki baharına geldim.
Yağmurlar adedince Allah demeye geldim.
Birbirine değmeyen taneler kadar olamadım, zira harama değip geldim.
Helal haram saymadım, aşk şerbetine geldim.
Hesap yapmayı bilmem, cehaletimle geldim.
Nârın hârını işitip katına yine geldim.
Yâr'in adını duydum, yürek titretip geldim.
"Al'ane" dedim de geldim.
Sözümü yedim de geldim.
Yere göğe sığmadın, kalbime sığdırdım da geldim.
Canıma kast etmeye ramak kaldı da geldim.
Sonumu düşündüm bu kez, yeter dedim de geldim.
Yetsin artık bu acı, huzur tatmaya geldim.
Haramda huzur aradım, huzuru haram ettim de geldim.
"Ey kulum artık yeter, kapılar açık sana.
Zararda durdun, döndün. Kârı bulmaya geldin.
Hârın kıyısından koptun, sonsuz yurduma geldin.
Yeter ki elin aç sen, işte cennet hoşgeldin"
Bütün bunları Ya Rab, senden duymaya geldim.
Ne olur affet beni, affet demeye geldim...
Söz&Kalem Dergisi | Hüseyin Gülsever