Yollarımız hangi karanlık sokaklardan geçiyor.
Tohumlarımız hangi seralarda hasat verir
Hep solan şu yüzler hangi baharda tekrar yeşerir
Hamal olmuşların derdi kaç kuşağa dert olur
Zulme uğramış kaç bakış göklerde asılır?
Arz edilen onca dualara, hangi dudaklardan âmin dökülür
Ay ışığı altında hayaller kuranların gözleri gökyüzünde kalır
Girdaba düşenleri daha kaç sözü kalplere dokunmaz olur
Gitmek için kaç kapının önünden geçmek gerekir
Özlem daha kaç vuslatı alnından vurur...
İhanet ne zamana kadar kederli yüzümüze tokatlar atacak
Vazgeçmek istenilen sayfalar daha ne kadar kalbimizin orta yerine oturacak
Ölçüsüz yaşadıkça daha kaç kamçıya muhatap olacağız
Fersah fersah uzak olduğumuz gökler daha kaç yağmuru bizden esirgeyecek...
Mimarsız ülkelerin orta yerlerinde kahır ne zaman biter
Öç alanların hezeyana düştükleri bir zamanda daha kaç intikamsız gün kalır
Soğuk bir gecede daha kaç lisan sessizlik diyecek
İnsanlıkta fetret dönemine girenlerin asiliği ne zaman biter...
Söz&Kalem | Fatma Doğan