Söz&Kalem Dergisi - Muhammed Yusuf Oktuay
Adil olan Allah’ın adıyla
Geçen ay ifade ettiğimiz üzere Gözaltı, CMK 91. Maddede düzenlendiği şekliyle, bir suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığı ve zorunluluk arz etmesi nedeniyle hâkim önüne çıkarılıncaya kadar yakalama işlemi yapılan kişinin özgürlüğünün kolluk tarafından kısıtlanması, alıkonulması şeklinde tanımlanmaktadır. Bu süreç zarfında da gözaltına alınan kişinin haklarını geçen ayki yazımızda maddeler halinde sıralamış ve bu ayki yazımızda da bu hakları detaylıca anlatacağımızı belirtmiştik. Detaylara girmeden önce gözaltı esnasındaki haklarımızı hatırlamak için maddeler halinde tekrar sıralayalım:
Yakınlarınızı Arama Hakkı
Bir Avukatın Hukuksal Yardımından Yararlanma Hakkı
Haklarınız ve Ne ile Suçlandığınız Hakkında Bilgilendirilme Hakkı
Bir Doktor Tarafından Muayene Edilme Hakkı
Susma Hakkı
Gözaltı İşlemine Karşı İtiraz Etme Hakkı
Yakınlarınızı Arama Hakkı
Gözaltı işlemi başladığı anda bir yakınınızı arama hakkına sahipsiniz. Bunu cep telefonu ile yapabileceğiniz gibi telefonunuz yoksa karakolda polislerin temin edeceği bir telefonla da yapabilirsiniz. Bu konuda polislerin telefon sağlamaları kanunen öngörülmüştür. Yani telefonla görüşmek yasaktır gibi bir muamele kesinlikle hak ihlalidir. Bu hakkı ifade alma işleminden önce erkenden kullanmanızda da fayda vardır nitekim yakınınız avukatınıza ulaşabilir veya avukat bulabilir. Yakınınız olacak kişi ise sadece aile üyeleri olarak algılanmamalıdır. Arkadaş, dost veya size faydası olacağını düşündüğünüz kişiyi arayabilirsiniz.
Avukatınızın Hukuksal Yardımından Yararlanma Hakkı
Gözaltına alınan kişinin, bir avukatın desteğinden faydalanma hakkı AİHS, Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa ve Ceza Hukuku’nun temel ilkelerinde olan adil yargılanma hakkı kapsamında olup, hiçbir şekilde engellenemez ve kısıtlanamaz. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatınızla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanınızda olmasını ve hukuki yardımda bulunmasını talep etme hakkınız vardır. Unutulmamalıdır ki avukat ile görüşme denetime veya gözetime tabi değildir. Avukatla, her zaman ve kimsenin duyamayacağı bir biçimde görüşme hakkına sahipsiniz. Avukatınızın size verdiği belgeler ve yaptığınız yazışmalar, kural olarak denetlenemez. Söz konusu belgelere, bilgilere veya yazışmalara el konulamaz.
Sağlık Kontrolü ve Muayene Hakkı
Gözaltına alındığınızda, gözaltı süreniz uzatıldığında, emniyet birimleri arasında yer değiştirildiğinde, gözaltında bulunduğunuz şube veya şehir değişiyorsa, gözaltı sonrası mahkemeye sevkiniz öncesinde ve serbest bırakılmadan önce böyle bir talebiniz olmasa bile doktor muayenesinden geçirilmeniz yasal olarak zorunludur. Ayrıca yakalanırken veya gözaltındayken işkence, kötü muamele gördüyseniz, gözaltındayken sağlık durumunuzda bozulma olduysa doktor kontrolünden geçme talebinde bulunabilirsiniz.
Sağlık kontrolü sırasında ise sağlık kontrolüne giderken eşlik eden kolluk görevlisi ile gözaltı işlemi yapan kolluk görevlisinin mutlaka farklı görevli olması kanun gereğidir. Bu hususun tek istisnası ise belgelendirilmek kaydıyla personel yetersizliğidir.
Sağlık kontrolüne götürülme esnasında kelepçe takılmaması gerekir. Hastaneye gelindiği zaman kişinin doktorla yalnız görüşmesi ve muayene olması esastır. İçeriye kolluk giriyorsa çıkarılmasını talep edin, bu mümkün olmuyorsa avukatınızın da gelmesini isteyin ve tutanağa hazır bulunanları yazdırın. Böylelikle talebinize rağmen kolluğun dışarı çıkmadığı kayıt altına alınmış olacaktır.
Adli Tıp veya resmi sağlık kuruluşlarınca yapılan muayene sonucu doktor üç suret rapor hazırlar, giriş raporunun bir örneği gözaltına alınan kişiye verilmek üzere düzenlenir. Raporlarınızın bir örneğini mutlaka talep edin. Bu raporlar size ve vekilinize verilmek zorundadır.
Kadınların muayenesi sırasında, talep edilmesi halinde muayene bir kadın doktor tarafından yapılmalıdır. Kadın doktor bulunamaması halinde ise doktor ile birlikte sağlık mensubu bir kadın personelin bulundurulması talep edilebilir.
Muayene sırasında yazılı onayınız olmadan veya hâkim kararı olmadan vücudunuzdan kan veya doku örneği alınamaz. Bu konuda onayınız yok ise bu durumu muayene tutanakları dahil ifade zaptına kadar her belgeye yazılmasını sağlayın.
Kolluk, size karşı insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal yönden acı çekmenize ya da algılamanıza neden olan, irade yeteneğinizin etkilenmesine, aşağılanmanıza yol açan söz ve davranışlarda bulunuyorsa bunun adı işkencedir. Eğer gözaltı sırasında herhangi bir darp veya şiddete maruz kalınmış ise bu durum doktora belgeletilmelidir. Muayenenizi yapan doktor da işkence, eziyet suçu işlendiğine dair bir bulguya rastlarsa derhal durumu Cumhuriyet Savcısına bildirmekle yükümlüdür. Sağlık kontrolünüzü yapan doktor yukarıda sayılan zorunlulukları yerine getirmekten kaçınırsa doktorun ismi alınıp Türk Tabipleri Birliği’ne şikayet edilebilmektedir. Talebiniz halinde gecikmeye sebep vermemek kaydıyla avukatınızın da muayene sırasında hazır bulunmasını isteyebilirsiniz.
Bilgilendirilme Hakkı
Gözaltına alındığınız anda, haklarınız ve suçlamaya ilişkin olarak yapılan bildirim yazılı olmak zorundadır. Yazılı yapılması mümkün değilse sözlü olarak derhal bildirim yapılmalıdır. Bu bildirim anlayacağınız bir dilde ve şekilde yapılmalıdır.
Susma Hakkı
Hakkınızdaki suçlamalarla ilgili bilgi vermeme yani susma hakkına sahipsiniz. Hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. Susma hakkı temel bir haktır ve hiçbir durumda size isnat edilen suçu kabul ettiğiniz anlamına gelmez. Ancak susma hakkı kimlik bilgilerini kapsamaz. Kimlik bilgisini vermemek kabahat, kimlik bilgisi ile ilgili yalan beyanda bulunmak ise suçtur. Susma hakkı tüm sorular için kullanılabilir. Kısmi olarak da kullanılabilir. İstediğiniz soruya cevap verip istediğiniz soruya cevap vermeyebilirsiniz.
Gözaltı Kararına İtiraz Hakkı
Yakalama işlemine, gözaltı kararına, gözaltı süresinin uzatılması kararına karşı itiraz yolu açıktır. Gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı gözaltına alınan kişinin kendisi itiraz da bulunabilmektedir. Bununla beraber avukatı, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı olan kişiler yani annesi, babası, çocuğu, kardeşi gözaltına alınan kişinin hemen serbest bırakılmasını sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Gözaltı kararına itiraz edilmesi halinde Sulh Ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhal ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırmalıdır.