Söz&Kalem Dergisi - M. Furkan Aslan
Dergicilik; ilim, kültür ve düşünce anlamında birey ve toplumun gelişimi için oldukça önemli bir yer tutmuştur. Tarihi serüveni 17. Yy’a dayanan dergicilik, hem doğu hem de batı toplumu için bilimsel gelişmelerin, ilmi faaliyetlerin ve kültürel çalışmaların yazı dili ile aktarıldığı önemli bir araçtır. Bu anlamda dergicilik, bir bilgi ve kabiliyet aktarımı sahasıdır.
Günümüz dünyasında okumaya olan eğilimin azalmasında, maalesef dergicilik de nasibini almıştır. Fakat halen bu satırları okuyan siz değerli okurlarımız gibi bireyler; okumanın, ilmin ve kültürün kıymetini bilmektedir. Yine günümüzde dergicilik, her ne kadar istenilen düzeyde olmasa da, ilk zamanlardaki heyecan ve anlayış ile devam etmektedir. Dosya konusunun belirlenmesinden, ara sayfalarının hazırlanmasına; yazı tashih sürecinden, grafik-tasarımına; matbaasından, kargosuna…
Hasılı, her aşamasını seve isteyerek yaptığımız bu güzel faaliyetin tüm yorgunluk ve zahmetine karşın bizi teselli eden yegane husus; Rıza-ı İlahiyi hedef edinerek, kardeşlerimizin ilmi ve kültürel yönüne hizmet ettiğimizi bilmemizdir. Bunun yanı sıra tebliğ ve davet aracı olarak gördüğümüz dergimizin, kardeşlerimiz üzerinde bıraktığı izlenimi müşahede etmektir. Bu hayırda emeği geçen tüm arkadaşlarımıza can-ı gönülden teşekkür edip, ‘’Elhamdülillâhi hâzâ min fadlı rabbî’’ –Allah’a hamd olsun, lütuf ve ihsanlar Allah’tandır- demekteyiz.
Binaenaleyh bu ay, birbirinden değerli hocalarımız ile bir röportaj gerçekleştirdik. Dergi ve dergicilik hakkında uzun yıllar tecrübe edinen hocalarımıza, ‘’Size göre dergiler ve dergicilik ne anlam ifade ediyor? Günümüzde dergiciliğin halen önemini koruduğunu düşünüyor musunuz?’’ diye sorduk. Kendilerinden istifade etmek, fikirlerinden yararlanmak adına buyurun, bakalım hangi hocamız neler söylemiş. J
*
Dergicilik..
Nazarımda sadece haber, yorum yahut edebiyat neşretmek değildir..
Bir fikrin..
Bir davanın..
Bir medeniyet tasavvurunun nefes alışıdır..!
Evet..
Bugün ekranlar çoğaldı..
Söz çoğaldı..
Lâkin hakikatin değeri eksilmedi ki..!
Bilakis..
İnsanların zihni böylesine dağılmışken..
Samimi ve istikamet sahibi dergiler..
Bir pusula gibi daha mühim hale geldi..!
Çünkü dergiler..
Günü kurtaran değil..
Nesil inşa eden mekteplerdir..!
Bu sebeple..
Hakiki manada dergicilik halen çok kıymetlidir.
Dertli gençler!...
Söz'ünüz hak üzere, Kalem'iniz hakikat üzere olsun..
Çalışmanız, bereket ve feyizle dolsun.
Suat Yaşasın
Dergiler, bir aidiyetin periyodik ve simge kataloglarıdır. Eğer fikri bir müşterek etrafında ülfet ve ünsiyet kurmuşsanız, birbirinizle paylaşacağınız şey, sadece maddi hediyeler veya göze, dile hitap eden ikramlar değildir. Her mefkure ekosisteminde doğallığını bir şekilde bulan dergiler de bu yakınlığı artıran vesilelerdendir.
Dergiler, bugün popüler kültürün yoğun kuşatmasına yenik düşüyor gibi gözükse de aslında sosyal medyanın da görsel ve yazılı diğer iletişimin de hâlâ önemli bir kaynağı konumundadır. Dergi, kitap ve nitelikli yorum gibi kaynakların kuruması çölleşme ve tükeniştir.
Özkan Yaman
Cemil Meriç’in dediği gibi “Dergiler hür tefekkürün kaleleridir.” Kitaptan farklı olarak toplumun kısa ama sıkmayan fikir teatisini dergilerde buluruz. Kalem ve fikir işçiliğinin şekillendirdiği bu fikir alış verişinin adı, dergiciliktir. İmanı ve imkânı bir arada görmenin adı dergiciliktir. Bir neslin doya doya ataleti yerden yere vurmanın adı, dergiciliktir. Tefekkür etmeyi inşa etmeye muadil gören bir yaklaşımın adı, dergiciliktir. Mahrum olunmaması gereken en büyük adım ve atılımdır.
Bunun korunması hala toplumu Söz ve Kalemle İnzar eden, Nisanur şahsiyetler yetiştiren, hakkı gür bir seda ile haykıran dergilerin varlığıyla koruduğumuzu düşünüyorum. Dolayısıyla tefekkürün kaleleri sağlam ve korunaklıdır.
M. Ali Gönül
80’li ve 90’lı yıllarda Türkiye’de İslami dergiler gerçekten çok güçlü bir etki alanına sahipti. Bunun birkaç önemli sebebi vardı:
Alternatif azdı. İnternet yoktu, sosyal medya yoktu. Düşünen, sorgulayan bir genç için dergiler adeta “okul” gibiydi.
Kimlik arayışı yoğundu: O dönemlerde dini kimlik, kültürel aidiyet ve fikir dünyası daha hararetli tartışılıyordu. Dergiler bu arayışa cevap veriyordu.
Okuma kültürü derindi: İnsanlar bir yazıyı hızlıca tüketmiyor, gerçekten sindirerek okuyordu. Not alıyor, tartışıyor, hatta mektupla yazara geri dönüş yapıyordu.
Yazar kadroları etkiliydi: Dergilerde yazan isimler çoğu zaman bir fikri temsil ediyor, okurla güçlü bir bağ kuruyordu. Bu yüzden o dönemi yaşayanlar için dergiler sadece yayın değil, bir “fikri hareket” gibiydi.
Günümüzde İslami dergiler, geçmişteki kadar merkezi bir etkiye sahip olmasa da etkilerini tamamen yitirmiş değildir. Ancak yazılı kültürün yerini büyük ölçüde dijital platformlar almıştır. Bu durum, insanların bilgiye daha hızlı ulaşmasını sağlarken, içeriklerin çoğu zaman daha yüzeysel ve kısa süreli etkiler bırakmasına da yol açmaktadır. Bununla birlikte, günümüzde de dijital mecralar üzerinden derinlikli ve bilinç kazandırıcı içerikler üretilmeye devam etmektedir.
Hasan Gündüz
Dergiler İslami çalışmaların hafızası niteliğindedir. Özellikle son 30 senede dünyadaki sosyal, siyasal ve kültürel değişimleri göz önüne aldığımızda bunların dergilerdeki yansımaları iyi bir birikim oluşturmuştur. Sorunları konuşmak, çözüm önerilerinde bulunmak, yeni fikirler geliştirmek gibi fonksiyonlara sahiptir. Günümüzdeki karmaşık ve çok da güvenli olmayan iletişim ağlarının aksine dergiler geçmişte İslam dünyasından daha doğal ve yer yer daha güvenilir bilgi kaynakları olmuştur.
Dergiler günümüzde de temel kaynaklara vurgu yaparak mesnetsiz ve yarım yamalak bilgilerden uzak tutma işlevi görmektedir. Dağınık ve gevşek zihin dünyalarını toparlama, sağlam ve kalıcı zeminlere davet etme konusunda önemli bir etkiye sahiptirler. Ama en önemlisi berrak zihinlerin yetişmesi ve artması konusunda bir mektep görevleri vardır.
Hasan Sabaz
Dergi ve dergicilik, basın dünyamızın en önemli unsurlarından biridir. Özellikle de düşünsel yoğunluğun olduğu ve okuyucuya kalıcı bir kültürel aktarım sunmada önemli bir rol oynamaktadır. Bir derginin muhteviyatını, kitap ile gazete arası bir yere oturtabileceğimiz kanaatindeyim. Bir yandan güncel bir içerik söz konusu iken öte yandan kitap tadında bilgiler ihtiva etmektedir.
Dergiler, kültür ve medeniyetinin oluşumunda bilhassa dinamik hareketlerin oluşumunda önemli bir rol oynamıştır. Türkiye'de de fikirsel hareketlerin kitleler ile buluşmasında, entelektüel dünyanın halk ile buluşmasında köprü görevi görmüştür. Değişen konjonktür çerçevesinde, basılı medyanın diğer unsurları, dijital dünyaya yenik düştüğü gibi dergiler de bundan nasibini aldı. Bence dergiler de çağa ayak uydurarak, interaktif bir formatta yayın yapmalıdır. Özellikle yeni nesillere bu şekilde ulaşmak ve fikri aktarımda bulunmak mümkündür.
Mehmet Zülküf Yel
Dergiler, düşüncenin demlendiği birer "fikir kalesi"dir. Bu kalenin surlarında nöbet tutan yazarlar, hakikati savunan birer muhafız; okurlar ise bu güvenli çatı altında zihnini besleyen halktır. Günümüzde dijital bilgi kirliliği bir sel gibi saldırırken, dergiler halen bu kaleyi ayakta tutarak en güvenli sığınağımız olmaya devam ediyor. Bu kale var oldukça, doğru düşünce ve asil bir duruş da daima korunacaktır.
Mücahit Haksever
Dergiler, bugünün hızla tüketilen dijital dünyasında halen derinlikli ve nitelikli bilgiye açılan bir nefes alanıdır. Doğru değerlendirildiği takdirde dergiler birer okul görevini icra edebilirler. Bir eğitim derneği veya bir eğitim vakfı bünyesinde icra edilen etkinliklerin önemli bir kısmı bir derginin şemsiyesi altında pekala icra edilebilir. Bu, o dergiye gönül vermişlerin birlikte yapabilecekleri bir iştir.
İnternetin dağınıklığına karşın dergicilik; belli bir üslubu, seçiciliği ve kalıcılığı temsil eder, aynı zamanda bir mefkurenin inşasına katkıda bulunma potansiyelini taşır. Dün olduğu gibi bugün de dergiler sadece bilgi kaynağı olarak değil, aynı zamanda benzer eğilim ve düşüncelere sahip gençlik için bir kültürel kimlik ve dayanışma merkezi vazifesini görmektedir. Dünyadaki tüm değişimlere rağmen bu disiplinli yapı, genç zihinler için odaklanmayı ve entelektüel derinliği hâlâ mümkün kılan en güçlü araçtır.
Muhammed Şakir
Dergiler, dijital gürültünün zihinleri henüz kuşatmadığı çağlarda, seçkin bir kadronun elinden çıkan ve kitleleri besleyen sarsılmaz birer fikir kalesiydi. Bir ekolün ruhu, o sayfalarda yoğrulan nitelikli ortak akılla inşa edilirdi. Bugün ise dergilerin o köklü misyonu, zihinleri berraklaştırmak yerine bulandıran sanal mecraların sığlığına emanet. Dergiciliğin entelektüel ağırlığı ile dijitalin kaotik boşluğu arasındaki bu uçurum, günümüzün en derin fikir sancısıdır.
Dr. Abdulgani Yıldırım