Ne büyük nura erdi ya Muhammed, seni gören iman yüklü gözler.
Ah ki hasret düştü payıma, yüreğimin gözleri vuslatını gözler.
Şiirler yazar seni anarım, ağlarım sana dualarımda.
Bedenim uzak olsa dahi, ruhum senin ebedî vuslatında.
Üveys gibi ağlarım hasretinden, gözyaşlarım gözlerime sığmaz.
Kuş olup sana uçmak isterim, çırpınır ruhum, bu bedende durmaz.
Sen gül kokardın, güller sen kokardı ey rahmet elçisi yâr.
Sevdikçe seni candan öte, çölleşmiş yüreklerde güller açar.
Ben seni sevmekle, sevmenin manasını öğrendim ya Muhammed.
Gökteki yıldızlar adedince selam sana olsun ilelebet.
Hira’dan bir nurla çıktın, çıkışın bu âleme asr-ı saadet.
Gidişinle bu dava mahzun kaldı, insanlık o nuruna hasret.
Toprağından gül kokusu yayılır, ey mahzun ve ümitli yüreklerin beldesi.
Bağrında bir nur saklı, o nur ki gül kokan Allah'ın nebisi.
Bir ince sızı saplanır ruhuma, yayılır canıma ağır bir kasvet.
Söyle ey yeşil kubbeyle süslenen belde, nereye kadar bu hasret.
Söz&Kalem Dergisi | Selman AKMAN