Darmadağınık odaların,
Şen sevinçleri yarım kalır.
Öçlerin fersah fersah uzak olduğu,
Nahoş duyguların merasimi,
Mekânlarımıza ırak olur…
Her sabahın yorgunluğu,
Şiş gözlerin bitmek bilmeyen,
Cezbe şayan istekleri,
İntihar sözlerine dönüşür.
Sevgiye açların ölçüsüz lisanları
Lime lime eder en aciz sözleri…
Oyunların seraplara dönüştüğü günlerde,
Sırat-el müstakimden uzak kâbusların,
Yarı uyanık nefsi kendine getirmez.
Başıboş uğraşların bir çöp yığını haline geldi.
Faydasız ölçütlere konu olmuş,
Silik harflerde meramını arayan,
Lal olmuşların yüzünde çaresizliği yoklayan,
Ve her kelimeye yanık türkü söyleyenlerin,
Derdi cihana dert olur…
Mevsimlerden sonbahar seçenlerin
Dökülen yapraklara, yağan yağmurda
Taze otlar biçmek isteyen eller,
Topraktan sabırsızca beklentiye daldılar.
Kışa çiçekleri atfedip,
Yaza soluksuz yüzler bıraktılar…
Söz&Kalem Dergisi | Fatma Doğan