İncinmeden geçtim tel örgülerden
Öngörüsünü yitirmiş bir bakıştan kaçarak
Sordular nasıl olacak bu olunmaz işlerde
Dedim ki güneşte yanmayı göze alarak
Sustum puslu bir havanın kursaklarına
Saklasınlar beni gökyüzünün avuçlarına
Dedim ki baba, kalbim taş mıdır?
Şayet belinden toprağa akarak
Nerde yolum, evim nerdedir
Annem dedim alnı secdedir
Gönlüm buraysa uzak kimsedir
Sorudan soruya caka satarak
Dedi ki şayet çamur sendedir
Yemekler nefis nefesler ensedir
Şayet kalbin bir dolu haznedir
O zaman gözüm göğe akarak
Vardım açtım bir de ne göreyim
Avucum yüzüme bomboş bakarak
Dedim ki kuvvet de kudret elbet sendedir
Rahmet gövdeme nurlar saçarak
Rahm et kalbime adın yazarak..
Söz&Kalem Dergisi | Şerif Hüdavendigar