Rumeysa Biçer - Söz&Kalem
Bizler, “En hayırlı ümmet”in genç neferleri olarak, çağın en büyük meydan okumalarından birinin tam ortasındayız: Dijital çağın cazibesi ve imtihanı. Bir yanda insana kâinatı bir tıkla sunan, ilim ve iletişim kapılarını açan teknoloji; diğer yanda ise kalpleri gafil kılan, tefekkürü unutturan ve bizi “kendimizden” uzaklaştıran bir ekran bağımlılığı.
Unutmamalıyız ki, Allah (c.c.), Kur’an-ı Kerim’de, bize sadece bu dünya için değil, aynı zamanda ahiret için de yaşamayı emretmektedir. Ayet-i kerimelerde sıkça vurgulanan “akletme” ve “ibret alma” kavramları, dijital dünyanın sunduğu enformasyon selleri karşısında birer can simididir. Zira internet, sadece bilgi değil, aynı zamanda büyük bir “Malayani” (faydasız, boş söz ve eylem) çöplüğüdür. Müslüman genç, zamanını neyin peşinde harcadığı konusunda hesaba çekileceğinin idrakinde olmalıdır.
İrfan Medeniyetinde Durmak, Dengeyi Kurmak
Gençlik, “nefsi terbiye” ve “hizmet” bilinciyle yoğrulması gereken en kıymetli dönemdir. Asr-ı Saadet gençliğinin omuzladığı sorumluluk bilinci, bizler için en büyük örnektir. Onlar, vahyin nuruyla aydınlanırken, bizler ekranların “mavi ışığıyla” gözlerimizi kamaştırıyoruz. Oysa kalbimiz, bir pusula gibi Kıble’ye yönelmek zorundadır.
Dijital Gafletin Tehlikesi:
Huşu Kaybı: Sürekli bildirimler, zihnimizi dağıtarak namazdaki huşuyu azaltır, tefekkürü zedeler.
Sorumluluktan Kaçış: Sanal dünyada kolayca kurulan “sahte kahramanlıklar”, gerçek hayattaki emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münker (iyiliği emretme, kötülükten sakındırma) sorumluluğumuzdan alıkoyar.
İsraf: Zamanın, enerjinin ve göz hakkının pervasızca, faydasız içeriklere harcanması, en büyük israf biçimlerinden biridir.
Çözüm: Zihinlerimizi Algoritmanın Zincirinden Kurtarmak
Bu çağın gencinin görevi, teknolojiyi kullanmak, ona kul olmamaktır.
Filtreleme Bilinci (Sırat-ı Müstakim): Hangi içeriğin bizi Sırat-ı Müstakim’e yaklaştıracağını, hangisinin uzaklaştıracağını ayırt edebilecek bir furkan (hak ile batılı ayırt etme yetisi) geliştirmeliyiz.
İtikat ve İlim ile Beslenme: Ekranda harcadığımız vakitten bir kısmını, Kur’an, Sünnet, fıkıh, siyer ve İslami kültür eserlerine ayırmak, iç dünyamızı sağlamlaştırmanın tek yoludur.
İbadet Disiplini: Dijital oruçlar tutarak, kalbimizi her gün belirli vakitlerde (özellikle seher vakitlerinde) dünyevi bağlardan koparıp sadece Hak’ka yönlendirmeliyiz.
Ekranlar, birer araçtır; amaç değil. Bizim amacımız, Rıza-i İlahi’ye ulaşmak, bu fani dünyayı bir iman ve amel sahası olarak görmektir. Söz ve Kalem olarak, bu çağın gençliğine düşen, teknolojinin esiri değil, ilim ve irfanın sahibi olmaktır.
“De ki: ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’ Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.” (Zümer Suresi, 9. Ayet)