Süleyman Esmer - Söz&Kalem Dergisi
Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi, Bulgaristan’ın en büyük ikinci şehri olan Filibe[1] kentinde doğdu. Babası Şehbender[2] Süleyman Bey, annesi Şevkiye Hanım’dır.
Filibeli Ahmed, eğitimini Filibe müftüsünden almaya başlar. 93 Harbinden sonra İstanbul’a gelerek lise eğitimini Galatasaray Mektebi Sultanisi’nde tamamlar. Çalışma hayatı Posta Telgraf Nezareti’nde başlar. Sonra da Duyun-ı Umumiye Nezareti’nde çalışır. Ardından Beyrut’a tayini çıkar. Jön Türkler hareketine ilgi duyup yakınlaşır. Görevinden istifa ederek Mısır’a gider. Burada da Jön Türkler’in kurduğu Terakki-i Osmaniye Cemiyeti’ne üye olur. Yazım hayatının ilk adımı olarak “Çaylak” adında bir mizah dergisi çıkarır.[3] İstanbul’ a tekrar döndüğünde de Fizan’[4] a sürgün edilir. Sürgündeyken Senusiler’[5] le tanışır. Bu tanışma sonrası İslami ilimlere ilgisi artar.
İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra tekrar İstanbul’a gelir. Tasavvuf ve felsefe merakı artan Filibeli, yoğun okumalar sonucu her iki alanda da derin bilgi sahibi olur. Darul Funun’da felsefe dersleri vermeye başlar. Aynı dönemde Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslamiyye üyeliği yapar.[6] “İttihadı İslam” adında haftalık siyasi bir gazete çıkarır. Gazetesinin kapanmasının ardından İkdam, Yeni Tasvir- i Efkâr ve Sırat- ı Müstakim adlı gazetelerde ve dergilerde yazıları yayınlanır. 21 Nisan 1910’da dönemin en önemli gazetelerinden olan Hikmet’i çıkarır.[7]
Meşhur eserlerinden biri olan Amâk-ı Hayal[8]’de kendi hayatına dair şu ifadeleri kullanır:
“Dindar ve çok iyi bir annenin büyük ihtimamıyla geçen çocukluğum bende sökülmez bir din duygusu, yıkılmaz bir ahlak düsturu bırakmıştı. Daha sonra mükemmel bir tahsil gördüm. Son derece zeki olduğumdan, bize ait bilgilerde akranlarıma karşı üstün durumdaydım…
Özellikle akranlarım gibi, dini ilimlerden kendimi uzak tutmadım; hem zahiri hem de batıni kısımlarda ilim sahibi oldum. İşte bu bilgi yığını altında bir gün vicdanımı tahlil ettiğim zaman, büyük bir hayretle, acayip bir karışımın içinde olduğumu fark ettim. Ben küfür ile imandan, ikrar ile inkârdan, tasdik ile şüpheden meydana gelmiş bir şey olmuştum…
Dayanılması oldukça zor bu durum karşısında, kendimden geçerek ve sarhoş olarak bir parça rahatlıyordum. Devamlı içki içtiğim için vücudum perişan olmuştu. Bir gün, bütün manevi kuvvetlerimi kullanarak, kendimi bu sersemlikten kurtardım. Yeniden şüphe ejderhasını öldürecek deliller bulma ümidiyle tahsile, tetkike koyuldum.”[9]
Tanzimat’ın ilanından sonra yaşamış olan Filibeli, Jön Türkler’in zehirli fikirleri ile ciddi mücadeleler verir. Seçmeci bir tutumla ilerlemeleri takip etmek gerektiğine inanan Filibeli, batının teknik gelişiminin sadece maddi ihtiyaçları karşıladığı için eksik olduğunu fark edip bunu yazılarında da kaleme alır. Batı dünyasının ilerlemeye yönelik görüşlerini emperyal bir dünya oluşturma çabası olarak değerlendirir. Emperyal kuşatmanın ancak İttihad-ı İslam ile aşılabileceğini, İslamcılık görüşü etrafında birleşmek gerektiğini söyler. Yeniliklerin dine uygun hale getirilebilmesi için içtihat yapılmasını beyan eder.
Üss-i İslam adlı eserinde “Fen, Felsefe ve Din beşeriyeti mütefekkir kılan üç nev’i ihtiyaçtır ki, birincisi ile maişet ve merakını, ikincisi ile aklını ve üçüncüsü ile de ruhunu ve kalbini gıdalandırır. Bunlardan birini inkâr, fıtrat-ı beşerin ihtiyacını anlamamaktan mütehasıl bir delalet, bir marazdır.” diyerek İslam’ın ilmin kıymetini dile getirir. Batı menşeli düşüncelerin halkı dinsizleştirdiğini gören Filibeli, ‘’Allah’ı İnkar Mümkün mü?’’ adlı eserinde bu fikirlerle mücadele eder.
Siyasi arenada sürgünlere sebep olacak bir yaşantı sürse de ilmi mecrada hayli eser kaleme alarak kendisinden söz ettirmeyi başarmıştır. “Osmanlı Müellifleri” adlı ansiklopedik eseriyle tanınan Bursalı Mehmet Tahir Bey’in beyanına göre Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi’nin kitap ve kitapçıkları 41 adettir. Başlıca eserleri ise şunlardır;
Tarih- i İslam 1- 2 (İki cilt olan bu eseri aynı zamanda mezhepler tarihini de içermektedir.)
Amak-ı Hayal (Hayalin Derinlikleri)
İlm-i Ahval-i Ruh
Üss-i İslam
İstibdat’ın Vahşetleri
Filibeli Ahmed, İkinci Meşrutiyet’ ten sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkasını tenkit eder. Siyonizm’e ve masonluğa karşı ağır eleştirilerde bulunur. Bu tenkitleri dergilerinin ve gazetelerinin kapatılmasına sebep olur. 1891’de Kastamonu’ya daha sonra ise Bursa’ya sürgün edilir. 30 Ekim 1914’ te bakır zehirlenmesinden vefat eder. Masonların kendisini zehirlediği güçlü bir rivayettir.[10]
[1] Bulgarca ismi Plovdiv’ dir.
[2] Konsolos anlamına gelir. Babası konsolosluk yaptığı için kendisine Şehbenderzade denmiştir. Bununla beraber doğduğu ile ithafen Filibeli diye de anılmıştır.
[3] Mizahi yazılarında Kalender Geda ve Coşkun Kalender mahlaslarını kullanır.
[4] Libya’daki meşhur üç bölgeden biri. Trablusgarp, Sirenayka ve Fizan
[5] Sidi Muhammed bin Ali es- Senusi’nin kurduğu dini siyasi harekettir.
[6] TDV İslam Ansiklopedisi cilt 38 s 424
[7] Birçok konudaki en önemli yazılarını bu gazetede yayınlar. Günümüzde makale tarzı önemli yazıları kimi yayıncılar tarafından Hikmet adıyla basılmıştır.
[8] Amak-ı Hayal, Antik Şark Klasikleri 2013 baskısı
[9] Amak-ı Hayal, s 7-10
[10] İslam Düşünce Atlası, İLEM, cilt 3 s 1279