Söz&Kalem Dergisi – (Çeviri&Derleyen) Mücahide Kaçar
Ben gazeteci Muhammed Said el-Khatib, dört çocuk babasıyım. 14 yıldır Gazze Şeridi'nde fotoğrafçılık ve montaj alanlarında çalışıyorum.
Gazze Şeridi'ne karşı gerçekleştirilen tüm savaşları ve İsrail saldırılarını takip ettim, bunların en zor olanı, özellikle kitlesel soykırım savaşında evimin ve ailemin evlerinin tamamen yok olması, meslektaşlarımın iş başında şehit düşmesi ve gazetecilik ekipmanlarımın kaybolmasıydı. Ancak buna rağmen, halkımızın mesajını tüm dünyaya ulaştırmak için medya alanındaki çalışmalarımı sürdürdüm.
Ve kitlesel soykırım savaşının en zor günlerinden birinde, hayatım boyunca unutmayacağım bir anla karşılaştım: Arkadaşım, Anadolu Ajansı fotoğrafçısı Muhammed el-Alul'un çocukları ve ailesinin şehit olması. Olayın trajik detaylarını, Gazze Şeridi'nin ortasında, Magazi Mülteci Kampı'nda, gece saatlerine kadar onunla takip ettim, evinin hemen yanındaki evin bombalanması sırasında.
Bu katliamın trajik yönü, güneydeki Hanyunus şehrinden, Şehit el-Aksa Hastanesi'nde bulunan gazeteci arkadaşlarımız aracılığıyla, olayın detaylarını takip edebilmemizdi. Ne yazık ki, hedeflenen yer olan Magazi Mülteci Kampı'na ya da Şehit el-Aksa Hastanesi'ne gitmemiz mümkün olmadı çünkü gece saatlerinde güneyden merkeze hareket eden her aracı işgal güçleri hedef alıyordu.
Arkadaşım Muhammed el-Alul'un çocukları şehit olduktan sonra, işgalin gazetecilere ve onların ailelerine yönelik kasıtlı saldırıları nedeniyle, çocuklarımın hayatından endişe etmeye başladım. Gazeteciler, nereye giderse gitsinler işgalin hedefi olmaktadır, hatta aileleri de.
Umuyorum ki, Gazze Şeridi'ndeki halkımıza karşı uygulanan bu kitlesel soykırım savaşları son bulur ve bizler barış ve özgürlük içinde yaşayabiliriz.