Söz&Kalem Dergisi - Gülnida Dağılma
Allah’ın rahmeti, bereketi, şefaati siz değerli Müslümanların üzerine olsun. Malum olanı anlatmak kolaydır derler. Herkes tarafından bilindiği için bir gizi yoktur çünkü. Lakin kabul edilmeyişi vardır. Tıpkı yalan söyleyen insanın yalanının çevresi tarafından bilinip de onun inkar etmesi gibi. Böyle bir inkar ancak kişinin iç huzurunu ve Rabbine karşı ahdini bozar. Bozulan bir ahid ne sana ne de bana fayda sağlar. Kişisel pencereden olaylara bakmanın bizi doğruya götürmesinin güç olduğu günümüz Dünyasında büyük mercekten işgale bakalım. İşgal nedir öncelikle? Benim olanın benden gidişi diyebilir miyim? Ya da alın terinin bir bir yitişi…
Peki arkadan dökülen gözyaşlarına karşı yalanlar söylenmesine ne demeli? Bu yalanları kim ezberletti? Dillerine özgürlük pelesenk olmuş sözde özgürlükçü işgalcilerin yalanları nelerdir? Bana sorarsanız ulusların en büyük yalanlarından biri: İşgali yanlış bulup, reddedişi ve kendini asla sömürgeci olarak görmeyişi… o halde soralım bakalım Almanya’ya, Togo’yu neden işgal etti? Çin’e soralım Doğu Türkistan’ı neden evlerinde işgal etti? Ya da onlar reddetmeden biz şöyle diyelim yaptığınız şeyin adı işgal mi?
Elbette ki hayır devamlılığını sürdürmek için insan canının onların nezdinde asla bir değeri olmayan bu ülkelerin gözünden bakınca bu işgal değil yürümektir. Ufka doğru yürümek! Nasıl geldiğini, kimi ezdiğini, altında kaç masumun gözyaşı döktüğünü umursamadan Nirvana’ya ulaşmak. Ezilen siz değilseniz belki de ezmişsiniz. Bunu illa insanlara fiziki olarak taht taşıtmak gibi ilkel örneklerle kurmayın kafanızda. Eğer bir toplumun kendi emeği olan maldan kazanım sağlamasına, gecesini gündüzüne katarak çalıştığı tarladan karnını bile doyuramamasına sebepsek biz de işgalin içindeyiz. Ve biz de birer işgalciyiz. Ve gözümüzün önünde belki de çok yakında yapılan bu işgal savaşları sadece toprak parçası uğruna mı sizce? Elbette ki hayır! Amaç rızayı ilahi de değil.
Küfür tek millet diye bir ibare kullanırız sürekli aslında küfrün tek millet olduğu tek durum İslam’ın karşısın da olduğu durumdur. Ne zaman titrek bir İslam sesi çıksın küfür deliğinden çıkınca kafasına tokmak vurulan fare gibi onu ezmek ister. Çünkü küfrün işgali hem fiilen yok etmek hem de zihnen kirletmek. Kirletemiyorsa onun hakimiyetini ele geçirip hükmetmek. İşgaller petrolden, altından, doğal zenginliklerden yapılıyor dan çok işgaller kim üzerinden, kimlere yapılıyor? Uluslararası anayasa mahkemeleri bile varken bunlar nasıl enikonu işgal ediyorlar? Bu soruların cevabını elbette ki siz kendiniz de verdiniz. Ben naçizane tekrar edeyim çünkü oraları bile onlar yönetiyor. Peki Allah’ın vaadi Müslümanlara iken bu ümmet neden mahzun bir şekilde izliyor ya da uyuyor? Bu soruların cevabı bilmem nedendir sürekli beyni mi kurcalar.
Allah’a inanan ve sonunda kazanacak işgal değil inşa edecek biz neden yerimizde sayıyoruz. Mukaddesimizi bile işgalden kurtarmıyoruz. Arkadaşlar dikkat çünkü küfür işgali için çok iyi bir zemin hazırladı. Onun öncelikli gayesi yürüdüğü yolda attığı adımın fark edilmemesi ve bahçesine girdiği ev sahibinin ona: “Hooop hayırdır?” dememesiydi. Bunu da bizim kafamızı tabiri caizse domuz kafasına çevirerek edindi. Ne demek domuz kafası diyecek olursanız şöyle ki: Domuzlar bir yere dönecekleri vakit bu eylemi kafalarını çevirerek değil bütün bedenleriyle bakarak yapabilirler. İşte bize de yüzünüzü batıya dönün dedikleri günden beri biz batıya döndük ve dönerken de değerlerimizi gömdük.
Günün sonun da işgalleri bir bir gördük. Arşın arşın genişletirken işgalle topraklarını biz önce onlarla yürüdük. O kadar güler yüzlülükle işgalinden emindi ki kimisi Çin gibi “Biz onları eğitiyoruz!” dedi. Kendilerini yeryüzünün ıslah edici olarak gören bu insanlar nerede mazlum halk varsa üstüne çöreklendi. İşgale yöneldi. Yitirilen şey işgalde giden toprak tek değildi.
Değerlerdi, görevlerdi, bilinçlerdi, pırıl pırıl zihinlerdi. Sorsanız o zaman kim size Batı zalim derdi? Yitirilmiş umutlar kervanına katılan her halk işgale boyun eğdi. Yetmedi işgal edenin boyunduruğu altına girdi. O boyundaki urganları atıp işgalden nesili inşa etmenin vakti gelmedi mi? biz değilsek kim, şimdi değilse ne zaman?
Vesselam.