Söz&Kalem Dergisi - Muhammed Nur Çaksü
Yarı iletkenlerin geliştirilmesindeki en büyük etken; malzeme teknolojilerinin, yani maddenin kimyevi özelliklerinin detaylı açığa çıkmasıyla mümkün olmaktadır. Malzeme bilgisi olmaksızın elektroniğin gelişmesi mümkün değildir. Yarı iletken malzemelerindeki gelişmeler, elektroniğe bugünkü hızı kazandırmıştır. Transistörden (üç kutuplu devre elemanı) sonra elektronik, bugünkü halinin ilk temellerini atmıştır. Yüksek anahtarlama kabiliyeti kazanan devreler, artık göz açıp kapayıncaya kadar birçok işi hemen halletmektedirler.
Bu teknolojideki en zorlayıcı buluşlardan birisi, bu malzemeler yardımıyla mavi ışığı istenilen verimlilikte elde edebilmekti. Uzun yıllar boyunca birçok teknoloji devi bu konuda mesai ve para harcadı. Fakat beklenilen seviye elde edilemeyince bu teknoloji, artık geliştirilemez oldu ve ‘’ledler sadece basit göstergelerde kullanılır’’ tezi güçlendi. Ta ki bir mühendis bu işi kafaya takıncaya kadar...
Peki led teknolojisinin gelişmesinde neden mavi bu kadar önemliydi?
Bunun cevabı da basitçe şöyledir: Bilindiği üzere üç ana renk mevcuttur; kırmızı, yeşil ve mavi. Bu üç renge sahip olursanız, beyaz renk dahil birçok renge sahip olabilirsiniz. Bundan dolayı mavi rengin istenilen değerlerde üretilebilmesi, led teknolojisinde bir devrim yapacaktı. Mavi renginde bulunmasıyla artık led devrimi için her şey hazırdı. Ledlerin ürettiği ışıklar, diğer seçeneklere göre avantajlı olduğu için piyasayı aniden sarsması kaçınılmaz oldu.
Renklerin, diğer ana renklerden elde edilebilme kapasitesinden dolayı üç ana renkten üretilen diğer renklerde kısa zamanda tüm ekranları kaplamaya başladı. Aydınlatma piyasası yerini ledlere bırakmaya mecbur kaldı. Peki renkleri az çok anladığımıza göre birazda Diod’lar hakkında konuşmamız gerekecek. Diod’a akımı tek yönde geçiren devre elemanı diyebiliriz. Diodların yapısında ise bahsettiğimiz bu yarı iletken maddeler bulunmaktadır.
Yukarıdaki basit devrede de görüldüğü üzere, Anottan Katoda (+ -) doğru akım akışına izin veren diod akışıyla birlikte etrafa fotonlar saçmaktadır. Tersi bir gerilim uygulandığında ise diod akışına izin vermez ve devre tamamlanmadığı için akım akmaz. Devreden ledlerde dikkat edilmesi gereken husus, akımı sınırlandırmaktır. Çünkü yüksek akımlar diyemeyeceğimiz akım değerlerinde bile ledler zarar görecektir. Ayrıca AC gerilimde genlik ve yön değişken olduğu için ters gerilimde ledler zarar göreceğinden ledler DC ile çalıştırılmalıdır. Birçok sistemde zaten doğrultma ve regüle etme işlemi sistemin içerinde yapılmaktadır. Ama harici sistemlerde bir Dc Güç Kaynağına ihtiyaç olacaktır.
Diodun çalışma prensibini ve renklerin oluşma prensiplerini az çok anladığımıza göre artık neden mavi rengin önemli olduğunu ve yarı iletkenlerin nedenli hayatımızı kolaylaştırdığını anlamışızdır. Şuan kullandığınız o mükemmel ekranların arkasında işte bu teknolojinin gelişmesi yatmaktadır. Devasa led ekranlardan, telefonlara kadar birçok alanda hızlıca söz sahibi olan bu teknoloji, ilerleyen zamanda piyasanın hemen hemen hepsine hâkim olacaktır. Darısı yeni bilimsel malzemelerin keşfine…