Metin Tahkik Söz&Kalem Dergisi - Said Gündüz
“Tevâzu‘; abd-i biçarenin, kendi hakir varlığında, Hakk’tan gayrı bir fazîlet ve kemâle itimad etmemesidir. Acze müptela olan abd, ne vakit kusurunu görüp Rabb’inin lutf u keremine muhtaç olduğunu fehm eder ise, kalbi kibrin zulmetinden halas olur. Hakîkî izzet, bu alçak gönüllülük hâlinden tecellî eder. Tevâzu‘, halk nezdinde boyun eğmek değil; nefsin derûnunda gizli bulunan ucub ve gurur marazını kırmaktır. Hakikî mü’min, fazîletini nefsinden bilmeyip her nimeti Hakk’dan bilir; böyle olunca hem enâs yanında muhabbet bulur, hem de Mevlâ katında makbûl olur. Zîrâ tevâzu‘, kulun varlık dâvâsını terk edip edep ile bezenmesidir.”
*
Tevâzu, kulun Rabbinden başka hiçbir değeri kendine mal etmeyişidir. Kişi kendi kusurunu görüp Rabb’in nimetine muhtaç olduğunu fark ettiğinde, kalbi büyüklenmeden arınır; hakikî izzet, bu alçak gönüllülük halinden doğar. Tevâzu, dışa karşı eğilmeyi değil; nefsin büyüklenme iddiasını içten kırmayı gerektirir. Gerçek mümin, faziletini kendinde görmez; her nimetin kaynağını Hakk bilir ve böyle olunca hem insanlar nazarında hoş karşılanır hem de Mevlâ katında makbul olur.
*
Lügat:
Tevazu: Alçakgönüllülük
Abd: Kul
Biçare: Çaresiz
Hakir: Düşük, basit
İtimad: Güven, dayanak
Müptela: Bağlılık, düşkünlük
Fehim: Anlam
Halas: Kurtuluş
Derûn: İç dünya
Ucub: Böbürlenme
Enas: İnsanlık
*
Kaynak:
Eser: Mukaşefetü'l Kulüb / Kalplerin Keşfi
Müellifi: İmam Gazzali
Konu: Erdem, ahlak, fazilet, riyazet