Söz&Kalem Dergisi - Selman Akman
Her insan, kendini toparlamak için bir motivasyon ve enerji kaynağına ihtiyaç duyar. İşte sabah namazı da müminler için muhakkak ki her gün yeniden diriliş ve maneviyat kaynağıdır. İbadetler, bir müminin hayatındaki en önemli amellerdir. Lakin sabah namazı, bir mümin için sadece bir ibadet değildir. Sabah namazı aynı zamanda, mümini her gün yeniden dirilten ve her gününe manevi bir lezzet katan bir vakittir.
Gecenin karanlığı, yerini güneşin aydınlığına doğru bırakırken, aynı anda müminin sabah namazında Allah'a yönelmesiyle, ruhun gaflet karanlığı yerini imanın o kutlu aydınlığına bırakır. Günün ilk ışıklarına doğru vakit ilerlerken kılınan sabah namazı, kulun günlük yaşantısına yön verecek bir pusula gibidir adeta. Bu manevi pusula ile mümin kul, hem Rabbine giden yolu bulmakta hem de kıldığı her sabah namazıyla günlük yaşantısına ilahi bir başlangıç yaparak zamanına yön vermektedir.
Muhakkak ki sabah namazının en bereketli yansımaları ruhta kendini gösterir. Sabah namazını eda eden bir müminin ruhu, İslam'ın en güzel hasletlerini kendinde taşımaya başlar. Bu hasletlerin birincisi, kılınan her sabah namazının maneviyatı sayesinde kalbin samimiyetle bezenmeye başlamasıdır. Gecenin karanlığında, bedenin ve zihnin kendini uykunun kollarına bırakmasıyla kalp dinginleşmeye başlar. Uykuda sükûnete eren kalbin uyandığında ilk tattığı şey sabah namazı olduğunda, bu sükûnet ve sabah namazının bereketi birleşir ve kalp berraklaşarak samimiyetle bezenir. Bu samimiyetle boyanan bir ruh, saflaşarak ilahi lezzete ulaşır.
Bu hasletlerin ikincisi ise, sabah namazıyla bir müminin ruhunun günlük manevi enerji kaynağına sahip olmasıdır. Rabbimiz Bakara suresi 45. Ayette, “Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin.” buyurarak insanın enerjisini boşa tüketmesine engel olan sabır kavramını namazla birlikte zikretmiştir. Yine Ankebût Sûresi 45. Ayette ise, “Muhakkak ki namaz, insanı bütün kötülüklerden ve hayasızlıktan alıkoyar.” Buyurarak namazın kurtuluş kaynağı olduğunu bizlere bildirmiştir. Bu ayetlerden de anlaşılacağı üzere, namaz başlı başına bir motivasyon, bir enerji ve bir sığınaktır. Sabah namazı ise, günün ilk namazı ve farz olan ibadeti olması hasebiyle, bir mümin için ilk sığınak, ilk motivasyon ve ilk enerji kaynağıdır. Gün boyu karşımıza çıkacak zorluklara karşı, kıldığımız sabah namazı bizlere enerji olur.
Namazın kötülüklerden alıkoyduğunun bilinciyle günün ilk aşamasına sabah namazı ile başlayan bir mümin, gün içerisinde karşısına çıkacak kötülüklerden kendini korumuş olur. Sabah namazını kılmış olmanın sevinci ve günün ilk saatlerinde Allah'ın huzuruna çıkmış olmanın güveni bizlere inşirah ve huzur verir. Sabah namazı, günümüzü selametle ve bereketle geçirmek için ruhumuza güven, huzur ve emniyet sağlayan bir günlük manevi enerji kaynağıdır.
Bu hasletlerin üçüncüsü ise, sabah namazı ile ruhumuzda tevhit şuurunun oluşmasıdır. Bir mümin, sabahın o tatlı uykusundan feragat edip sabah namazına kalkarak, nefsinde ve ruhunda sadece Allah'a yer vermiş olur. Bu eylem, ruhumuzu tevhit ile yeniden diriltmekte ve geçireceğimiz gün içerisinde Allah'ın birliğini unutmama noktasında manevi bir motivasyon kaynağı olmaktadır. Bir kul, sabah namazıyla güne başladığında, o günün ilk sözü “Allahu Ekber” olur. Bu söz, sabah namazı ile birleştiğinde manevi bir kaynak olur. Bu kaynak, müminin kalbini ve ruhunu gün içerisinde bütün dünya telaşlarından ve meşguliyetlerinden arındırarak, gününü Allah için geçirme bilincini oluşturur. Bütün bu hasletler göz önünde bulundurulduğunda, bir mümin için sabah namazının en önemli günlük manevi kaynak hükmünde olduğunu anlamak mümkündür.
Sabah namazı, müminin günlük yaşantısında bir başlangıç noktasıdır. Bu başlangıç noktasında mümin, ilk olarak Rabbiyle buluşur. Bu buluşma, onun ruhuna ilahi lezzetleri tattırarak iç aleminde manevi bir diriliş yaşamasını sağlar. İlk tekbir, ilk kıyam, ilk secde ve ilk dua… Sabah namazı, her anlamda günün ilkleridir bir mümin için. Bu ilkler, en derin anlamları ve en güzel lezzetleri içinde barındırarak müminin en önemli günlük maneviyat kaynağı olmaktadır. Gün içerisinde bizi yoracak ve üzecek bütün imtihanlara karşı, sabah namazıyla manevi bir kalkanı kuşanmış oluruz.
Konu ile ilgili birkaç somut örnek vermekte fayda var. Mesela bir yolculuğa çıkıldığında ilk yapılacak olan şey araca yakıt doldurmaktır. İşte sabah namazı da bir mümin için yolculuğun başlangıcındaki o ilk yakıttır. Soğuk bir havada ısınmak için yapılacak ilk şey ateş yakmaktır. İşte sabah namazı da müminin ruhunu ısıtan o ilk ateştir. Bir çiçeği yeşertecek olan şey dikildikten sonra ona verilen o ilk sudur. İşte sabah namazı da müminin ruhunda çiçekler yeşerten o ilk sudur. Bir binanın duvarlarını ayakta tutmak için yapılacak ilk şey kolonlar dikmektir. İşte her sabah namazı da müminin imanını ve ibadetlerini ayakta tutmak için dikilen o ilk kolonlardır.
Sabah namazı sadece bir vakitten ibaret değildir. Öyle bir maneviyat kaynağıdır ki bir diriliş, bir teslimiyet ve bir fedakârlık yaşatır insana. Sabah namazına kalkan bir mümin; nefsine değil Allah'a teslim olur, gaflete düşmez ve uykusundan fedakârlık gösterir. Bu teslimiyet ve fedakârlık sayesinde gün boyunca manevi olarak diriliş yaşar.
Peygamberimiz bir hadisinde, “Münafıklara en ağır gelen namazlar yatsı ve sabah namazıdır.” (Buhârî) buyurmuştur. Bu hadis bizler için sabah namazını eda etme noktasında bir motivasyon kaynağı olmalıdır. İşte ondan sonra sabah namazı da bizlerin hayatına en güzel lezzetleri yaşatan günlük manevi bir kaynak olacaktır.
Rabbimiz! Bizleri sabah namazını eda eden, onunla sana teslim olan ve onun maneviyatıyla dirilen mümin kullarından eyle… (Âmin)
Vesselam…