Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi. Rızasını arayanı Allah onunla kurtuluş yollarına götürür ve onları iradesiyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır, dosdoğru bir yola iletir. (Mâide 15, 16)
Biz, Kur'an okunduğu zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizleyici bir örtü çekeriz. Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen, Kur'an'da Rabbinin birliğini yadettiğinde onlar, canları sıkılmış bir vaziyette, gerisingeri dönüp giderler. (İsrâ 45, 46)
O kitap (Kur'ân); onda asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir. (Bakara, 2)
Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik. (A'râf, 52)
Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz. (A'râf, 170)
Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab'ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitab, Allah'ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz. (Zümer, 23)
Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. (İbrahim, 1)
Biz Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir. Zalimlerin ise yalnız ziyanını artırır. (İsra suresi, 17/82)
Size, sımsıkı sarıldığınız müddetçe benden sonra sapıtmayacağınız iki mühim emânet bırakıyorum. Biri diğerinden daha büyüktür. O da Allâh'ın Kitâbı'dır! Kur'ân, semâdan yeryüzüne uzatılmış sağlam bir ip gibidir. Diğer emânet de âilem, Ehl-i Beyt'imdir. Kur'ân ve Ehl-i Beyt'im cennette Havuz'un başında benimle buluşuncaya kadar birbirlerinden ayrılmazlar. Benden sonra o ikisine karşı nasıl muâmelede bulunduğunuza iyi bakın, dikkat edin! (Tirmizî, Menâkıb, 31/3788)
Kim Kur'ân'ı küçük yaşlarda öğrenirse Kur'ân onun etine ve kanına işler (Yâni Kur'ân'ın feyziyle nûrlanır.) (Ali el-Müttakî, I, 532)
Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur'an kıraati… Çünkü hamele-i Kur'ân (yâni Kur'ân hafızları) hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde peygamberler ve asfiyâ (yâni safâya ermiş olan Allâh dostları) ile birlikte Arş'ın gölgesindedir. (Münâvî, I, 226)
Ebu Zerr'den (rivayet edilmiştir.) Resuluilah (s.a.v.) bana dedi ki: "Ey Ebu Zer, Allah'ın Kitabından bir ayet öğrenmek için sabahleyin evinden çıkman, senin için yüz rekat namaz kılmandan daha hayırlıdır." (İbnu Mace, Sünen, I, 79)
Ebu Hureyre (r.a.)'dan, Resulullah'ın şöyle dediği (rivayet edilmiştir.): “Malı evlerinden bir evde (cami veya mescit) Allah'ın kitabını okumak ve aralarında müzakere etmek için bir araya gelen topluluk üzerine huzur iner, onları rahmet kaplar, melekler kuşatır ve Allah kendi katındakilerle onları zikreder." (Ebu Davud, Sünen, I, 336)
"Ümmetimin ibadetinin en faziletlisi, Kur'an okumaktır." (Suyutî, el-İtkan; I, 105)
Ebi Umame' den rivayete göre: "Kur'an okuyunuz. Çünkü O (Kur'an) sahibine şefaatçi olarak gelir, şefaat eder." (Müslim, K.Salati'l-Müsafirin, Kur'an Okuma Fazileti, es-Suyuti, el-İtkan; I, 137)