Söz&Kalem Dergisi - Ömer Arslan
Batı uygarlığı tüm maddi başarısına rağmen, ahlakî bakımdan kelimenin tam anlamıyla iflas etmiş, siyasi bakımdan da az gelişmiş ülkeleri hiç acımadan yutan bir canavar kesilmişti. Bir yandan uyuşturucu kullanımı ve serbest zina artarken, diğer yandan toplumun temel direği olan aile müessesesi yıkılmış, medyanın sermayesi haline gelen kadın, her türlü insanî vasıftan mahrum edilmişti.
Çağdaş Uygarlığın Sorunları ve İslam / Seyyid Kutub
"Birleşmiş Milletler" denilen teşkilat tıpkı susuz bir denize benzer. Bunlar ancak, husumet ve düşmanlıklara kanuni bir kılıf geçirmek ve yapılan istilâları çeşitli isimler altında dünyaya yutturmak için kurulmuştur. Bu teşkilata aciz ve zayıf milletlerden başka kimse itibar etmez. Olan bu zavallılara olur.
Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti / Ebu’l Hasan Nedvi
1492 de Amerika'ya ayak basılması, sömürgeler çağının başlangıcını oluşturur. Bu tarih, keşifler döneminin değil, Avrupa dışında kalan dünyanın bugün de davam eden büyük yıkımının başlangıç tarihidir. Avrupa'nın haçlı seferleri sırasındaki Hıristiyanlaştırma misyonu, bu dönemde yerini -bir anlam kaymasıyla nasıl “uygarlaştırma” aldatmacasına bıraktıysa, aynı şekilde sömürgeciliğin de ”keşif” olarak adlandırılmasını gerektirmiştir.
Batı’nın Doğu’su / Yüksel Kanar
Dışarıdan gelen özgürlük yoktur. Hiç kimse hiç bir zaman, kimseye özgürlüğünü hediye etmemiştir. Böyle bir özgürlüğe bizim de ihtiyacımız yoktur. Her halk, özgürlüğünü kendisi kazanmak zorundadır, aksi takdirde yok olacaktır.
Köle Olmayacağız / Aliya İzzetbegoviç
Batının geçmişten bugüne bazen ikinci plana düşse de asla bırakılmayan tek projesi İslam dünyasını modernleştirme adı altında dinsizleştirme projesidir.
Türkiye Batı ve İslam / Abdulkadir Turan
Bireysel özgürlük, zihni, sosyal özgürlükten ve sosyal bilinçten uzaklaştırmak için kullanılan en büyük uyuşturucudur. Zihinde sosyal bilinci köreltmek ve insanı ondan uzaklaştırmak için bireysel özgürlükler meselesini gündeme getirirler. Bu insan, bireysel bakımdan özgür olduğunu anlayınca özgür olduğunu hisseder. Bu tıpkı kapalı bir salonda kuşun kafesini açmaya benzer. Ne fark eder? Bu sadece yalancı özgürlük hissidir. Hatta daha kötüsü. Çünkü insanın esaretinin farkında olması, bir kurtuluş sebebidir.
Bilinç ve Eşekleştirme / Ali Şeriati
Bir millet şahsiyetinden doğar. Metafizik yapılmadıkça bütün kıvranmalar arasında eriyip giden şahsiyetin acıklı bir mirası kalır: Her şeyi inkâr. Kendi metafizikleriyle birlikte şahsiyetlerini yapamayan milletler ve şahsiyetlerini kaybeden fertler, önce ruhunu ve Allah'ını, sonra mazisini ve tarihini, en sonra da esas dâvalarıyla birlikte kendi kendilerini inkâr ederler.
Kültür ve Medeniyet / Nurettin Topçu
Kendilerini dünya çapında "insan haklarının savunucuları" ilân edenlerin, sözgelimi "terörizme karşı mücadele etmek" için yöneticilerini Lyon'da (1996) toplayan G 7 ülkelerinin (dünyanın en zengin 7 gangster ülkesinin), dünyanın en "terörist" devlet başkanları ve insan haklarının en kötü ihlalcilerinden meydana gelmiş olması son derecede dikkat çekicidir!
Çöküşün Öncüsü ABD / Roger Garaudy
Bazen fecir vaktinden biraz önce uyanırsın. Uykun kaçmış bir kere, ne yapsan kâr etmiyor. Bu saatler aslında bir Müslümanın hayatında ki en değerli ve en önemli saatlerdir. Çünkü yüce Allah bu vakitler ilk semaya iner ve şöyle seslenir:" Bir şey isteyen yok mu vereyim... Tevbe eden yok mu tevbesini kabul edeyim."
Fecirle Gelen Hakikatler / Abdulhamid Bilali
Mutlak surette ikinci bir kıyam gerekmektedir. Öyle bir kıyam ki, tüm İslami bölge ve beldeleri hürriyete kavuşturacak olan bir kıyam. Zira süper ülkeler tarafından tüm İslami bölge ve beldeler boyunduruk altına alınmış durumdalar. Ya da tüm kanun ve düzenleri kafir sistem ve düzenler tarafından ele alındığından, mutlak bir kıyam gerekmektedir…
Allah Erinin Ahlak ve Kültürü / Said Havva