Söz&Kalem Dergisi - Ömer Arslan
Biz kendimizi hep doğru yoldan ayrılmamış kabul eder ve dünyanın bir imtihanhane olduğunu hep başkaları için düşünürüz.
Yolda karşılaştığımız bir dostla ayaküstü falan kişiyi gıybet ediveririz de, iş nutuk çekmeye gelince, gıybet konusundaki hadis-i şerifleri sıralamakta arkamızdan kimse yetişemez. Dinleyen bizi hiç gıybet etmez sanır.
Gözümüz namahremden hiç ayrılmaz, ama anamıza, bacımıza aman yabancıya teninizi göstermeyin, sonra çarşıda işlerimiz düzgün gitmez, evimizin bereketi azalır deriz, onlarda da bizi başımızı yerden kaldırmaz sanırlar.
Bir Değirmendir Bu Dünya / Cahit Zarifoğlu
Her kâğıt parçası kendini kitap zanneder
Kelebek mum ışığını afitap zanneder
Benlik mayasıyla mayalanmışsa bir kişi
Mayası kabardıkça kendini rab zanneder
Gerdanlık – 1 / Abdurrahim Karakoç
Sekülerizm aslında nefsâniyet demektir. Çünkü kişinin kendi zamanındaki dünyada makbûl, matlûb ve meşrû görülene, yani seküler modaya uyması nefsinin gereğidir. Peki, mümin nefsine mi bakar, imanına mı? Ölçü imandır elbette. O nedenle biz sekülerizmi hayatı sadece maddi dünyadan, insanı sadece nefsten ibaret gören bir anlayış olarak tarif eder ve reddederiz.
Yön ve Yol / Savaş Ş. Barkçin
Dünyevileşme döngüsü kalp daralmasına dönüşüyor... Yürekler aşınıyor... Hassasiyetler köreliyor... Bilinç törpüleniyor...
Kitabu'l Kalp / Ramazan Kayan
Bir davaya adanmak demek hayatın merkezine davayı koymak demektir. Söz konusu dava olduğunda bütün kıymetlilerinden vazgeçebilmektir. Yola girdikten sonra bir daha dönmemektir.
Mustafa Meşhur / Ferhat Özbadem
Seyyid Kutub arkadaşlarıyla birlikte zindandayken, içlerinden birisi özgürlüğünün engellendiğini düşünür ve bunu dile getirir. Bunun üzerine Seyyid kalbinin ilhamıyla arkadaşına özgürlüğün gerçek manasını tarif eder:
Kardeşim, şu duvarlar ardında hürsün sen
Kardeşim, şu prangalarla özgürsün sen
Allah’a sımsıkı tutunduğun müddetçe
Artık kulların hilesi sana ne zarar verebilir ki?
Şeytandan Korunma Yolu / Abdulhamid Bilali
Kudüs meselesi, ne sadece Filistinlilerin ne de sadece Arapların meselesidir. Kudüs, tüm Müslümanların meselesidir. Kudüs'ü ellerinde tutmak için Yahudilerin İslam ve Müslümanları yenmeleri gerekecektir ki bu, Allah'a şükür, onların kudret dairesinin dışındadır.
İslam Deklarasyonu / Aliya İzzetbegoviç
Bir yılın değerini öğrenmek için, imtihanlarda kalmış bir öğrenciye sor! Bir ayın kıymetini öğrenmek için, çocuğunu sekizinci ayda doğuran anneye sor. Bir haftanın pahasını öğrenmek için, gündelik ücretle çalışan ve on çocuğa bakan işçiye sor! Bir saatin değerini öğrenmek için, düğün gecesinde gelin hanımla buluşmak için bekleyen damada sor! Bir dakikanın kıymetini öğrenmek için, treni kaçıran kişiye sor! Bir saniyenin pahasını öğrenmek için, araç kazasında ölmekten kurtulana sor! Bir saniyenin binde birinin değerini öğrenmek için, olimpiyat oyunlarında gümüş madalya kazanana sor!
Zamanın Kıymeti / Abdulfettah Ebu Gudde
Davetçinin başarılı olmasındaki en büyük etken, söz ile amel ilişkilendirip insanlara örnek olmaktır. İslam'a davette bulunan bir davetçi, söylediklerinin ilk uygulayıcısı bizzat kendisi olmadıkça davetçide bir hayır yoktur. O, bu davetiyle sadece bir yol kesicidir. Cennete gitmek isteyenlerin, yolunu kesen bir eşkıyadır.
Hatıralarım / Ömer Tilmisani
Bir tablo hakkında insanların "ne muazzam bir eser" dediklerini görmediniz mi?.. İnsanlar acaba bu yargıya nasıl varıyorlar? Bu etkenler şüphesiz ondaki eşsiz şekil, yorum, hava, gölgeler, kompozisyon, işçilik, hüner... Seyreden tarafından tablonun beğenilmesine etken olan şeylerdir. Beğeni ve hayranlıkla, "bu eseri falan yaptı" dersiniz. Fakat her an karşı karşıya bulunduğumuz eşsiz kâinata baktığımızda onu mükemmel bir biçimde yaratan yaratıcıyı düşünür müyüz? Yoksa göz alışkanlığı ile bu eşsiz eserleri görmüyor muyuz? Eğer düşünürsek, buluruz.
Allah'a İnanmak / Said Havva